81 yaşında bir kadın ve kurumak üzere olan bir meşe ağacı. Her gün bir kova su götürürken karşılaştığı bir genç ve sonrası...

Kuraklığın başladığı günler. Genellikle yoksul insanların yaşadığı sakin bir yerleşke. Tarımla uğraşan "Harun" isimli genç oradan geçerken yolda elinde bir kova su olan yaşlı bir kadın görür.

 

Yaşlı teyzenin özverisi

Harun otomobilin camını indirerek yaşlı teyzeye seslenir:
- "İsterseniz sizi gideceğiniz yere götürebilirim?"
Teşekkür eden yaşlı kadın yolunun kısa olduğunu ve arkada kalan evini göstererek oradan geldiğini söyledi. Ve gideceği yerin de yaklaşık 100 metre ilerideki Meşe ağacı olduğunu işaret etti.
Harun, yaşlı kadını izledi ve onun bir kova suyu ağacın dibine döktüğünü gördü.
Genç, yaşlı kadının yanına gidip "Bu ağacı sulamak için mi bir kova suyu bir kilometre öteden taşıdınız?" diye sordu.
Yaşlı kadın gülümseyerek;
"81 yaşımdayım. Bu ağaç ise benim hayatta kalan tek dostum. Küçük bir kızken arkadaş olmuştum onunla. Şimdi hiçbiri yaşamayan tüm arkadaşlarımla bu ağacın çevresinde, bilseniz ne oyunlar oynadık, onun gölgesinde nasıl dinlendik. Bu ağaç kurursa ne yaparım, ben?"

Meşe ağacıyla anılar

Harun, yüzyıllık meşe ağacına uzun uzun ve dikkatlice baktı. Ve giderek kurumakta olduğunu gördü.
Yaşlı kadın, meşe ağacıyla arkadaşlığını anlatıyordu:
"Annem beni dövdüğü ya da azarladığı zaman bu ağaca tırmanırdım, onun kollarına sığınırdım. Nişanlım, parmağıma nişan yüzüğünü bu ağacın altında taktı. Benim için böylesi anılarla dolu olan bu ağaç için, bir kilometre öteden bir kova su taşımamı gerçekten çok mu görüyorsunuz?"

Ağacın çevresindeki işçiler

Yaşlı kadın ertesi gün elinde su kovasıyla yine meşe ağacına giderken ağacın çevresinde beş altı işçinin çalıştığını gördü. Kovayı yere bıraktı ve işçilere doğru koşarak, "Bırakın ağacımı. Dokunmayın ağacıma" diye bağırdı.
İşçilerin başındaki adam kasketini çıkardı ve yaşlı kadını saygıyla selamladı:
"Ağacınıza kötü bir şey yapmak için değil, onu kurtarmak için geldik, hanımefendi. Ağacınızın köklerinin çevresinde kanallar açtık ve onları tankerimizin deposundaki suyla doldurarak, ağacınızı bol bol suladık.”

Yaşlı kadının gözleri, su tankerinin üzerinde yazılı olan "HRN Fidanlığı" adına takıldı ve tekrar sordu:
"Fakat ben sizi çağırmadım ki! Kim gönderdi sizi buraya?”
Adam, cevap verdi:
- "Bizi buraya gönderen kişi, adını söylemedi, efendim"

Yaşlı kadın, yeterli suya kavuşan dost olarak gördüğü meşe ağacının altında durdu ve işçilerin tek tek ellerini sıktıktan sonra bindikleri kamyonun arkasından yaşlı gözlerle baktı. Hayattaki tek arkadaşı meşe ağacı uzun süre daha oda yarenlik etmeye devam etti.

Bi'SORU DAHA?