Türk edebiyatının önemli değeri ve Hababam Sınıfı'nın mimarı Rıfat Ilgaz, eşi Rikkat Hanım'dan neden ayrılmak zorunda kalır?

Hababam Sınıfı dendiğinde tabii ki akla Rıfat Ilgaz gelir... O yıllara meydan okuyan bir esere imza atmış ve hepimizi o sınıfın bir parçası haline getirmeyi başarmıştır. Ancak Rıfat Ilgaz'ın özel hayatı o kadar zorlu ve çilelidir ki eşinden ayrılmak zorunda kalır.

6 ay hapis

1944'te ocak ayında "Sınıf" adlı şiir kitabı yayınlanan ve kapağı da kırmızı olan Rıfat Ilgaz'ın bu eseri toplatılır. Hasta olmasına rağmen 6 ay hapse atılır. Hapishaneden çıktığında hem öğrenciliğini hem de öğretmenliğini kaybeder. Sağlığı bozulur ve Heybeliada Senetoryumu'na yatırılır. 1946'da öğretmenliğe kısa süreliğine dönse de 1947'de bu şansını da kaybeder ve senetoryuma yatma hakkı da kaybolur. Eşi Rikkat Hanım'dan 1949 yılında ayrılır ve o süreci şöyle anlatır:

"Adım komüniste çıktı"

"Rikkat Hanım'dan 1949 yılında ayrıldılk Benim yüzümdem işinden olmaması ve çocuklarımızın zarar görmemesi için anlaşarak ayrıldık. Öğretmenlikten çıkarılmıştım, iki de bir kovuşturmaya uğruyordum. Adım komüniste çıkmıştı. İzleniyordum. Yerim yurdum ne olacağım belli değildi. Üstelik verem gibi bulaşıcı bir hastalığım vardı. Bütün bunların eşime de zarar vereceğini, bir gün onun da işinden atılabileceğini düşünüyor, çocuklarım için de kaygılanıyordum. Ayrılmamız bundan oldu."

Bi'SORU DAHA?

Bekir Coşkun'un kaleme aldığı Dar ayakkabı hikayesi nasıldır?

Bayramda ayakkabı alınmaya karar verilen çocuğun mutluluğu, heyecanı, acısı ve hayat... Bekir Coşkun'un kaleminden...

‘Pozitif’ bahçıvanın hikayesi nasıldır?

Etkileyici bir hikaye... Pozitif bahçıvanın ev sahibi ile arasında geçen diyalog. Ev sahibi seyahate çıkar ve bir gün bahçıvana telefon açar... İşte...

Kulağı uğuldayan adamın hikayesi nasıldır?

Kulak uğultusu, gözlerinin dışarı fırlar gibi olması üzerine doktora giden önce bademciği sonra dişlerinden olan adamın hikayesi nasıldır?

Türk kürekçilerin Japonlara yenilme sebebi nedir?

Japonlarla, Türkler kürek yarışına girer. İlk yarış sonrası ikincisi de yapılır ama sonuç aynıdır. Peki ya çıkarımlar ve Türklerin uygulamaları?