Ata Nutku'nun kısa yaşam hikayesi nasıldır? Cumhuriyet döneminin ilk gemisini inşaa eden Ata Nutku’nun unvanı nedir? Ata Nutku, dönemin Milli Savunma Bakanı’na nasıl bir mektup yazmıştır?

Ata Nutku adını belki de ilk defa duyuyor olabilirsiniz. Onun mücadelesi çok farklı ve takdire şayandır. Adından ziyade eylemleri ve yaptıkları dönemin koşullarına göre çok büyük özveri ve mücadele gerektiren konulardır. Hemen kısa bir tanıtım yapalım ve ayakta alkışlanacak ancak Türk toplumunun fazla bilmediği ve bilinmesi adına da çaba sarf etmediği bu değeri tanıtmaya çalışalım.

Babası donanmada görevli II Abdülhamit döneminin Yarbayı Süleyman Nutku’dur. 1890 yılında “Deniz Kuvvetleri Dergisi’ni (Deniz Mecmuası)” çıkardı.
1897’de “Deniz Müzesini” kurdu.
27 Temmuz 1902 tarihinde 25 ciltlik Büyük Britannica Ansiklopedisi’ni Türkiye’ye getirmeye teşebbüs ettiği için Preveze/Yunanistan’a sürgün edildi.
1911 yılında emekli oldu.
Emekliliğinde de boş durmadı 1923 yılı sonuna kadar “Osmanlı Kaptan ve Makinistler Cemiyeti’ni” kurdu ve “Deniz Gazetesi’ni” çıkarmaya başladı.
“Meteoroloji Teşkilatı’nı” teşkil ederek bir buçuk sene idare etti, “Kılavuzluk Teşkilatı’nı” kurdu ve boğazlardaki seyir düzenini tanzim ederek ülkemize büyük kazançlar sağladı.

BABASININ İZİNDE

Böyle bir babadan doğacak çocuk da normal olmazdı sanırız.

  • ATA NUTKU 1904’de Preveze’de doğdu.
  • 1923’te Deniz Harp Okulu’nu bitirdi.
  • Binbaşı rütbesindeyken 1928 yılında İtalya’dan alınan ilk “Tepe” sınıfı muhriplerin kabul testlerine Ansaldo Tersanesinde iştirak etti.
  • 1931 ile 1938 yılları arasında Cumhuriyet tarihinin ilk yerli yapım gemisi olan 1250 tonluk Gölcük Yağ Gemisi’ni Gölcük Tersanesi’nde bin bir zorlukla inşa etti.

Mühendisliği 33 yıllık Abdülhamit istibdadının gemi söküm ve yıkım mirasının karanlığında başladı. Devrimlere rağmen, generalleri bırakın deniz subayları bile Türkiye’de gemi inşa edilebileceğine inanmıyorlardı.
Ata Nutku Nisan 1933’te dönemin Milli Savunma Bakanı Zekai Apaydın’a “Mühendis Yüzbaşı” rütbesi Gölcük Tersanesi’ne yetki verilmesi adına bir mektup yazar. 

MİLLİ SAVUNMA BAKANINA YAZILAN MEKTUP

"Muhterem Vekil Beyefendi, Cumhuriyetin güneşi altında doğan yepyeni Türkiye'de her gün yeni fabrikalar açıldığını, büyük ve azimle dolu teşebbüslere girişilerek Türk elleriyle dağların delindiğini, en kör yerlere kadar çelik yolların uzandığını gördüğümüz saadet ve iftihar verici bir devirdeyiz. Memleketin her köşesinden her gün bir baca daha yükseldiği ve Türkün kendi hamurunu yoğurduğu bu devrede zat-ı âlileri de bu ileri atılışta memleketin en büyük kuvvetine kumanda ediyorsunuz. Diğer büyük teşebbüslerinizin arasında Gölcük'le de alakadar oldunuz. Teftişleriniz esnasında gördüğünüz gibi burada bulunan biz bir avuç genç, memleketin bize verdiği bilgi ve gayretin semeresini vermek için burada bir yağ taşıyacak gemi (tanker) inşa etmek üzere hazırlanmıştık. Avrupa'daki muhtelif öğrenim ve inceleme devrelerimizden beri kazandığımız esasat üzerinde olmak üzere burada gece gündüz çalışarak uzun zamandan beri bu geminin inşa edilmesi için lazım gelen resimleri, materyal sipariş listelerini ihzar ve bilhassa İntibah gemisinin esaslı tamirinde bizzat gördüğümüz organizasyon ve personel noksanımızı tespit ederek, bunlar için lazım gelen önemleri aldık, amele yetiştirdik. Şimdiye kadar aynı tezgâhlarda 30.000 tonluk sabit havuz yapan Almanlardan ve yine aynı tezgâhlarda ve yüzde 70 bizim işçilerimizle Yavuz dretnotunu tamir etmiş bulunan Fransızları da adım adım takip etmiştik. Onların da tecrübelerine sahibiz. Çıplak arsalarda İtalyanların destroyerlerimizi nasıl inşa ettiklerini gördük. Muhterem beyefendi, memlekete semeremizi ve feyzimizi vermek için çırpınıyoruz. Projeyi Vekâlet'e gönderdiğimizden beri iki sene geçti. Erkânı Harbiye, Fen Sanat projeyi tasdik ettiler. Fakat önümüzde büyük cehalet duvarı var.

Deniz İmalat Şubesi önce hiçbir inceleme yapmadan ve aynı tezgâhlarla ecnebilerin yaptığı işleri unutarak itiraz etti. Bir sene evvel materyal listelerini gönderdiğimiz halde malzemeler sipariş edilmemiştir. Bir geminin nasıl yapıldığını görmemiş olan ve bilmeyen İmalat Dairesi bu geminin yapılamayacağını iddia etti ve bu gemi için ayrılan tahsisatı başka yere sarf etmek istedi. Son zamanlarda buraya Fen ve Sanat namına bir heyet gönderildi. Bu heyet bu geminin Gölcük'te bizim tarafımızdan inşa edilebileceğini bildirdi. Aradan aylar geçti. Son büyük manevrada bu geminin her nedense burada inşa edilmesini istemeyen İmalat Dairesi bir taraftan piyasadan eski yağ gemileri satın almaya teşebbüsle beraber, vakit kazanmak için de bize bu gemi için lazım gelen fenni şartnamelerin hazırlanması için ancak emir verdi. Şartnameler hazırlanmış ve bugünkü tarihle gönderilmiştir.

Bekliyoruz Beyefendi!

Vekil Beyefendi, ben ve arkadaşlarım Hollanda'daki öğrenim ve incelemelerden döndüğümüzden beri hiçbir sual ve sorguya veya imtihana tabi tutulmadığımız gibi -sene başı olmadığı cihetle- beş ay müddetle de hiçbir görevde yer almadan bekletildik. Bu aldırmazlık bizi müteessir etmekle beraber, İtalya'ya gidişimizde de yine amacımızı gözümüzün önünde tutarak ve bugün her tarafından nur saçan Türkiye'ye layık evlat olabilmek için yabancıların bütün ders alınacak noktalarını, amelenin görevlerini dahi öğrenmek koşuluyla gördüklerimizin hepsini memleketimize taşıdık. Fakat tersanede bomboş bekliyoruz. Vekil Beyefendi, Türkiye şimdiye kadar ilk defa gemi inşa etmiyor. Cehaletin ve entrikanın söndürdüğü o ocaklar ve leylek yuvası olan bacalar, bu tarihin tanıklarıdır ama ne yazıktır ki mezartaşlarıdır. Onlar şimdi bizi seyrediyorlar! Eğer biz itimat telkin edemiyorsak, neden burasını tamamiyle kapatmıyoruz? Kendimizi ve her şeyimizi vakfettiğimiz mesleğimizde emeklerimizin ve bilgimizin boşa gitmemesi ve memleket vazifemizde bizi başarılı kılmak için vereceğiniz en küçük bir fırsata ve işarete hazır olduğumuzu arz eyler ve hizmetlerimin kabulünü istirham ederim. Gölcük Deniz Fabrikalarından Yüzbaşı Ataullah Nutku."

Ve o gemi bu mektuptan 3 yıl sonra denize indirilir ve 5 yıl sonra tamamlanır. Ne gariptir ki Gölcük fabrikaları bu geminin yapılmasına karşıdır. Açık açık “Bu gemi yapılmayacak, nihayet bu gemileri hurdacılara satacağız” gibi çirkin sözler de kullanılmaktadır. Gemi teknesi denize indirilirken hiçbir tören yapılmaz.

  • 1939 yılında İngiltere’ye gemi inşa yüksek mühendisliği eğitimine gönderildi. 
  • 10 Eylül 1943 tarihinde İTÜ bünyesinde, ilk kez “Gemi İnşaatı Yüksek Mühendisliği” bölümünün açılmasına liderlik etti. İTÜ'de dersler verdi ve 1944'te profesör oldu. 
  • 1941-42 yıllarında Gölcük ve Taşkızak tersanelerini modernleştirdi.
  • 1948’de Deniz Kuvvetleri’nden yarbay rütbesiyle emekliye ayrıldı. 1953’te Gemi Enstitüsü’nü kurdu.
  • Türkiye’de gemi inşasının babası unvanını kazandı. 1960’ta ordinaryüs profesörlüğe yükseldi.
  • 1958-59’da California Üniversitesi’nde, 1969-70’te Maryland Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak ders verdi.
  • 1974’te İTÜ’den emekliye ayrıldı. Aynı yıl TÜBİTAK Hizmet Ödülü’nü kazandı.
  • Gemi mühendisliğine ilişkin kuramsal çalışmalarını Gemi Dizaynı (1958) ve Pistonlu Buhar Makineleri (1968) adlı yapıtlarında topladı.
  • Değerli bilim insanı Ata Nutku, 1994 yılında hayatını kaybetti.

BÜYÜK BİR SAYGIYLA ANIYORUZ.

Türkan Saylan kimdir?

Zeynep Kamil Hastanesi'nin kuruluş hikayesi nasıldır?

Türkiye'nin ilk kadın doktoru kimdir?

Atilla Hülagü kimdir?

Doktor Necmettin Şeyhoğlu kimdir?

Ünlü kalp doktorunun tamirciye verdiği efsane cevap nedir?

Kolsuz Agop kimdir?

Bi'SORU DAHA?