Şair Ceketli Çocuk Kazım Koyuncu, doğup büyüdüğü, havasını soluduğu ve nefeslendirdiği Karadeniz'i nasıl ifade eder? Kazım Koyuncu'nun gözünden Karadeniz...

1971 Hopa doğumlu olan Kazım Koyuncu, hüzünlü parçalarda yürek acımasını ve hareketli parçalarda coşkuya kapılmayı Karadeniz'e bağlar ve bölgeyi yöreyi şöyle anlatır bir röportajında:

"Karadeniz'e has bir durumdur bu ve bizde duygular radikaldir.
Bu o kadar güzel bir şey ki. Bence Karadeniz, Türkiye'nin en talihsiz bölgesi. İçine en fazla edilen bölgesi... Doğasına bir sürü şeyine...
Kültürel yapısı itibariyle, kültürel agresifliği itibariyle, çok enteresan kişilikleri itibariyle çok özel bir yer. Buradan çok acayip hayatlar, buradan çok ilginç hikayeler... Her şey çıkabiliyor... Fakat işte bu benim müziğime de böyle yansıyor.
Aşk varsa Karadeniz'de sonuna kadar vardır. Cinayet sebebi bile olabilir. Bunu olumlamak için söylemiyorum asla.
Ama horon varsa ölene kadar da horon olabilir.
Heyelan gibi bir yerdir burası.
O yüzden Karadeniz, masalsı acayip tuhaf bir yer. Ve müziği yaparken çok şanslısınız. Sadece bazı şeylerden arınarak müzik yapmak gerekiyor. Ben bunu tam yapabildiğimi düşünmüyorum ama bunun için hazır olduğumu düşündüğüm bir süreçtir bu süreç...

(Nereye doğru evrilecek? sorusu üzerine)
Kendim biraz yorum yapmayı düşünüyorum artık. Karadeniz'e kendimi biraz daha katıp, kendi rüyalarımla burayı biraz daha birleştirmeyi düşünüyorum. Çokta kopamıyorum. Fakat teknik olarak kendimi kısıtlamıyorum. Enstrümanlar bağlamında, tulum kemençe benim için çok önemli ama trompette olabilir. Klarneti de çok severim. Şunu anladım ki önemli olan ses. O sesi çıkarmak için de çok temiz düşünmek, güzel rüyalar görmek lazım..."

(Saygı ve özlemle anıyoruz)

Bi'SORU DAHA?

Siyah zeytin alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Soru ve cevabı sağlığımız açısından büyük önem taşıyor... Soframızın vazgeçilmezlerinden zeytinde dikkat edilmesi gereken noktalar neler?

Bekir Coşkun'un kaleme aldığı Dar ayakkabı hikayesi nasıldır?

Bayramda ayakkabı alınmaya karar verilen çocuğun mutluluğu, heyecanı, acısı ve hayat... Bekir Coşkun'un kaleminden...

Nazım Hikmet ile Sabahattin Ali’nin tanışması nasıl olmuştur?

“Bir gün dergi redaksiyonuna kısa boylu, gözlüklü bir genç geldi. Almanca bildiğini, hikayeler yazdığını söyledi ve onlardan birini bıraktı, çıktı”...

Anne ile avukatın oyunu nasıldır?

Uçakta bir anne ile avukatın oyunu nasıl sonuçlanır? Avukat ve annenin sorduğu sorular ve cevapları nelerdir?