Franz Kafka'nın özlü sözleri nelerdir? Franz Kafka hayatı, aşkı, inancı, kadını, yalnızlığı, savaşı, insanlığı nasıl anlatır? İşte Franz Kafka'nın dünyası...

20. yüzyıl edebiyatının önemli figürlerinden biri olarak kabul edilen Franz Kafka, Yahudi roman ve hikaye yazarıdır. Kafka'nın hayata, insanlığa, psikolojiye, ilişkilere ve aşka dair birçok sözü vardır. Kafka'nın sözlü dünyasına bir bakalım.

 

"İstasyonda bana bakan yüzünü düşündüm, unutamayacağım bir doğa olayıydı bu..."

"Aylar sonra ilk defa gözlerim bir işe yarayacak, seni görerek."

"Bu gece de sana mutlu uykular dilerken her şeyimi sana veriyorum bir solukta. Benim mutluluğum sende erimektedir."

"Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol."

"Kendimden başka hiçbir eksiğim yok."

"Sonsuzluk olsam bile kendimin içinde çok darım."

 

"En kötüsü de sahip olmadığın şeylere ait olmandır."

"Kendini insanlığa bakarak sına. Şüphe edeni şüpheye, inananı inanca götürür bu."

"Umut olmasına var. Sınırsız denecek kadar çok umut var. Ama bizim için değil."

"Ölümün olduğu bu dünyada hiçbir şey ciddi değildir aslında…"

"Her şey bir aldatmacadır: en az yanılmaya bakmak, normal ölçüler içinde kalmak, en aşırının peşinden gitmek."

 

"Sanatımız, gözümüzün gerçekle kamaşmasıdır. Geri geri kaçan ucube maskelere vuran ışıktır gerçek, başka bir şey değil."

"Eğer bir hedefiniz varsa ama ona ulaşma yolunu göremiyorsanız, o yolun adı ‘tereddüt ‘tür."

"Kapımın eşiğinden atılan mektuplarının üzerinden atlıyorum her gün. Açmıyorum, okumuyorum. Daha fazla özleyeyim diye."

"Bir kafes, kuş aramaya çıkmış."

"Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?"

"Ama bütün dumanların altında ateş vardır."

"Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum; tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak."

"Seninle dünya arasındaki bir kavgada dünya üzerine bahse gir."

 

"Belki bir şeylere sahipsin, ama kendi varlığın yok savına verdiği cevap, bir titreme ve yürek çarpıntısı oldu sadece."

"Kötüye bir kere kapılarını açmaya gör, kendisine inanılmasını beklemez artık."

"Gerçek bölünemez, bu yüzden kendini tanıyamaz; her kim onu tanımak isterse bir yalan olmak zorundadır."

"Bir kitap, içimizdeki donmuş denize inen balta gibi olmalı."

"Kendini sonsuz küçültmek ya da sonsuz küçük olmak. Birincisi mükemmellik yani eylemsizliktir; ikincisi başlangıç yani eylemdir."

"Doğru yol gergin bir ip boyunca gider; yükseğe değil de, hemen yerin üzerine gerilmiştir bu ip. Üzerinde yürünmek değil de insani çelmelemek içindir sanki."

 

"Bir topluluğu kontrol etmek, bireyi kontrol etmekten kolaydır."

"Bir topluluğun ortak bir amacı vardır. Bireyin amacı ise her zaman için şaibelidir."

"İyiler uygun adım yürür. İyilerin varlığından habersiz olan başkaları onların çevresinde dans eder, zamanın oyununu oynarlar."

"Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı anlayamıyordum, şimdiyse soru sorabileceğime nasıl inanabildiğimi anlayamıyorum. Ama gerçekte inanmıyordum ki, soruyorum sadece."

"Sen ödevsin. Ama görünürde öğrenci yok."

"Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamak ne büyük bir mutluluktur."

"Bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksamadır."

"Kötünün elindeki en ayartıcı silah, savaşa çağrıdır. Kadınlarla yapılan savaşa benzer ki sonu yatakta biter."

"İnsanın belli başlı iki günahı vardır, öbürleri bunlardan çıkar: sabırsızlık ve tembellik. Sabırsız oldukları için Cennet’ten kovuldular, tembelliklerinden geri dönemiyorlar. Ama belki de belli başlı sadece bir günahları var: sabırsızlık."

"Sonsuzluk yolunda nasıl böylesine kolayca ilerleyebildiğine hayret eden birisi vardı; gerçekte hızla bayır aşağı yuvarlanıyordu."

"Dalgaların bir su damlasını kaldırıp kıyıya atması, denizdeki ezeli dalgalanma olayını asla engellemez; hatta denizdeki dalgalanma, kıyıya atılan damlaya borçludur varlığını."

"Sonbaharda bir yol gibi: temiz pak süpürüyorsun, sonra yol bir kez daha kurumuş yapraklarla örtülüyor."

"Kıyamet gününü böyle adlandırmamızın nedeni ancak bizim zaman kavramımızdandır; aslında o bir tür sıkıyönetim mahkemesidir."

 

 

Bi'SORU DAHA?

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
Detaylı Bilgi Tamam