Şehirde yaşayan ve zengin bir baba, oğlunu alıp köye fakir bir ailenin evine götürür. Amaç zenginliği ve fakirliği göstermektir.

Hali vakti yerinde zengin bir baba bir gün oğlunu bir köye götürür.

Bu yolculuğun tek amacı vardır, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek.

Fakir aileyle bir gün

Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirilir.

Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sorar;
- "İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"
Oğul:
- "Evet!"
Baba;
- "Ne öğrendin peki?"

Babaya teşekkür

Oğul cevap verir;
- "Şunu gördüm: bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar."

Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamaz.
Oğlu devam eder;
- "Teşekkür ederim baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!"

Bi'SORU DAHA?

Gülriz Sururi’nin vasiyeti nedir?

Gülriz Sururi neden sessiz sedasız gömüldü? Gülriz Sururi’nin ölümle ve törenlerle ilgili sözleri nelerdi?

Yirmi beş kuruşun hikayesi nasıldır?

Balıkesir'e bağlı bir ilçe olan Havran'da askerler için yaşanan seferberlik ve yaşlı ninenin duygulandıran özverisi... Tarihi bir hikaye...

Dicle Köy Enstitüsü'nün ışıklandırılma hikayesi nasıldır?

Para yok, imkan yok ama Diyarbakır'daki okulun ışıklandırılması gerekiyor. İsmail Hakkı Tonguç sıkıntısını Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde dile...

Marangozun sigortası atarsa ne olur?

Tek başına ailesini geçindirmek için çalışan marangozun şalteri indirilir. Adamın bir günü boşa gider. Ve şalteri indirenin oğlu olduğunu görür....