Çanakkale Savaşı’nda komutanı duygulandıran iki olay nedir?

Cephede yaralılar için sargı yeri kurulur. Ağır yaralılardan birisi köylüsünden borç almıştır ve helallik ister. İşte Çanakkale Savaşı’ndaki helallik hikayesi...

Çanakkale Savaşı sırasında Kocadere köyünde yaralı askerler için büyük bir sargı yeri kuruludur.
Urfa’dan, Bosna’dan, Van’dan Azerbaycan’dan, Halep’ten çok sayıda yaralı vardır.

Lapsekili yaralı asker!

Yaralılardan birisi Lapseki’nin Beybaş köyündendir ve yarası oldukça ağırdır.
Zor nefes alıp verir. Komutanın elbisesine yapışır ve tane tane bir şeyler söyler.
“Ölme ihtimalim çok fazla. Ben bir pusula yazdım. Arkadaşıma ulaştırın…”
Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:
"Ben… Ben köylüm Lapseki’li İbrahim Onbaşından 1 Mecidiye borç aldıydım... Kendisini göremedim. Belki ölürüm. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin."
Komutan "Sen merak etme evladım" der ve kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar.
Az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de "Söyleyin hakkını helal etsin" olur.

Pusuladaki not!

Aradan fazla zaman geçmez. Sürekli yaralılar gelmektedir. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşer. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılır.
Yeni bir künye ve yine bir pusula gelir. Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamadan pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır.

Pusuladaki not şöyledir:
"Ben Beybaş köyünden arkadaşım Halil’e 1 mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim."

Bİ'ÇOK

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.