Çanakkale Savaşı sırasında hayatını kaybeden Anzak askerlerine ne oldu? Mustafa Kemal, Anzak Annelerine nasıl bir tarihi mektup yazdı?

Çanakkale Savaşı sırasında hayatını kaybeden Anzak askerlerine ne oldu? Mustafa Kemal, Anzak Annelerine nasıl bir tarihi mektup yazdı?

Çanakkale Savaşları dünya tarihi açısından önemlidir!
"Çanakkale Geçilmez" sözü söylemden ziyade eylemle hayata geçmiş ve ruha dönüşmüştür.
Büyük bir inancı temsil eder. "Çanakkale Geçilmez" sözünü reel anlamıyla kullanmak ve basitleştirmek hem tarihe hem değerlere saygısızlıktır.
Çanakkale Cephesinde görevli Yarbay Mustafa Kemal, 25 Nisan 1915 sabahı düşman çıkarmasını haber alınca harekete geçmiş Mehmetçiklere "Size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum" tarihi sözlerini söylemiştir. Ve bu savaşta düşman safında yer alan binlerce Anzak (Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu) ölmüştür.

Atatürk, Anzak Annelerine bir mektup yazar.
İşte o mektup;

"Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! Burada, dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

(Atatürk, 1934)

Mektubun İngilizcesi

"Those heroes that shed their blood and lost their lives … you are now lying in the soil of a friendly country. Therefore rest in peace. There is no difference between the Johnnies and the Mehmets to us where they lie side by side in this country of ours. You, the mothers, who sent their sons from far away countries, wipe away your tears. Your sons are now lying in our bosom and are in peace. After having lost their lives on this land they have become our sons as well."

(Atatürk, 1934)

Atatürk'ün mektubuna cevap
Atatürk'ün bu mektubuna Avustralyalı bir anne cevap verir:

Türkçe
"Gelibolu topraklarında yitirdiğimiz evlatlarımızın acısını, alicenap sözleriniz hafifletti. Gözyaşlarımız dindi. Bir ana olarak bana, bir güzelim teselli bahşetti. Yavrularımızın sonsuz uykularında, huzur içindedinlendiklerinden hiç kuşkumuz kalmadı. Majesteleri kabul buyururlarsa bizler de kendilerine Ata demek istiyoruz. Çünkü, yavrularımızın mezarları başında söylediğiniz sözler, ancak bir öz babanınsözleri gibi yüce, ilahi. Evlatlarımızı bir baba gibi kucaklayan büyük Ata’ya tüm analar adına şükran, sevgi, saygıyla..."

(Avustralyalı bir anne)

İngilizcesi
A response by an Anzac’s mother to Atatürk’s words:

"The warmth of your words eased our sorrow for our sons who vanished in Gallipoli, and our tears ended. Your words are a consolation to me as a mother. Now we are sure that our sons rest in peace in their eternal rest. If your Excellency accepts, we would like to call you ‘Ata’, too. Because what you have said at the graves of our sons could only be said by their own fathers. In the name of all mothers, our respects to the Great Ata who embraced our children with the love of a father."

(An Australian mother)

Değerli rakip büyük bir dost
Ve Avustralya'nın eski başbakanı Julia Gillard bir dönem şu açıklamayı yapar;

"Türkler bizim kayıplarımızı onurlandırdılar ve onlara kendi evlatları gibi sahip çıktılar. Daha sonra tarih sayfalarında nadir görülen bir şey yaptılar ve bu yere mağlupların onuruna Anzak Koyu adını verdiler. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti’ne büyük bir gönül borcumuz bulunmaktadır. Hiç bir millet mabetlerimizi daha iyi koruyamaz ve bu kutsal ziyaretlerimize daha cömertçe ev sahipliği yapamazdı. Değerli bir rakip, daha da büyük bir dost olduğunu kanıtladı. Türkiye’nin ev sahipliği sayesinde, bu kıyılardan ayrılanların en içten şekilde ümit ettikleri şeyi yapıyoruz; Geri geliyoruz. Her zaman geri geleceğimiz gibi. Anzakların savaşta yaptıklarını anıyoruz. Barış zamanında ulusumuzu şekillendirmek için yaptıklarını. Burada, bizlere başka bir yeri değil, Avustralya’yı vatan olarak kabul etmeyi öğrettiler."

Japonlar’ın Çanakkale mesajı nasıldır?

Çanakkale Savaşı'na katılan Ahmet Rıfkı'nın bakkala borcu ne olmuştur?

Seyit Onbaşı, Atatürk’ten ne istemiştir?

 

Bi'SORU DAHA?