Atatürk, kişiye dayalı değil millet egemenliğini ön planda tutan temeli sağlam bir sistem ve düzenin temelini çok önceden atmıştı... İşte bir anısı...

1906’da Atatürk Suriye’de bulunmakta idi. Orada bulurken yanındaki iki yakın arkadaşı Mazhar Müfit Bey ile Halil Bey vardı. Halil Bey Atatürk’ün cumhuriyet konusundaki bir hatırasını bizlere şu şekilde aktarmaktadır.

Ya cülusu hümayun veya veladeti hümayun şenlikleri tertip edilmişti. Mustafa Kemal ile birlikte donanmayı seyretmeye çıkmıştık. Aniden kolumu tutarak:

“Halil dedi… Bu millet kendi kurtuluşu için şenlik yapabilir. Nihayet, büyük hizmetler etmiş olan bir adam için şenlik yapabilir, diyelim. Fakat Hanedan için neden donanma yapılsın?… Padişah da kim oluyormuş? Padişahlık da ne demekmiş?"

Halil bu soruya şu cevabı veriyor:“Peki, memleketi nasıl idare edeceğiz? Sultan fenadır... Seninle beraberim. Ama o giderse gene bir padişah lazım.”diyecek oldum. Buna fena hâlde kızdı.

“Neden mutlaka padişah fikrine saplanıyorsun Halil?” diye bağırdı. “Cumhuriyet yaparız.”

(BÜYÜK BİR SAYGI VE BÜYÜK BİR ÖZLEMLE ANIYORUZ)

Bi'SORU DAHA?

Yunanlı tutsağın Mustafa Kemal Atatürk'le ilgili şaşkınlığı nedir?

Kurtuluş Savaşı sırasında Afyonkarahisar'da tutsak olan birkaç Yunanlı ile cephedeki Mustafa Kemal...

Berberler ve kuaförler ne zaman açılacak?

Koronavirüs sürecinde kapalı olan ve ekonomik anlamda çok zor bir süreç geçiren berber ve...

23 Nisan Çocuk Bayramı’nın tarihçesi nasıldır?

23 Nisan’ı çocuklara kim bayram olarak armağan etti? 23 Nisan hangi olaydan sonra tarihi bir...

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın önemi ve maddeleri nelerdir?

Mudanya Ateşkes Antlaşması (Mudanya Mütarekesi) ne zaman ve hangi devletler arasında...