9 Eylül, Yunan’ın İzmir’de denize döküldüğü ve Türkiye’nin tam anlamıyla özgürlüğünü ilan ettiği destansı bir tarihtir... 9 Eylül’ü bir kez daha kutlar, hatırlar ve gözyaşartıcı bir olay ile anımsatmak isteriz.

9 Eylül, Yunan’ın İzmir’de denize döküldüğü ve Türkiye’nin tam anlamıyla özgürlüğünü ilan ettiği destansı bir tarihtir... 9 Eylül’ü bir kez daha kutlar, hatırlar ve gözyaşartıcı bir olay ile anımsatmak isteriz.

Fahrettin Altay Paşa... 9 Eylül 1922'de İzmir'e girerek Kurtuluş Savaşı'nın zaferle noktalandığını müjdeleyen öncü Türk birliklerinin komutanı…
Yunan ordusu kaçarken adım adım takip edilir.
Uşak, Manisa, Salihli, Akhisar'ı yakarken, o yaktığı şehri terk ettiği anda süvariler girer son Yunan kalıntılarını temizlenmesinin ardından göndere Türk bayraklarını çekilir.
Fahrettin Altay Paşa İzmir'e gelir…
Gelincik tarlası gibi halkın evlere çektikleri bayrakları gördükten sonra yüreği cayır cayır yanar.
Karşıyaka’da yaşayan anası Hayriye Hanımı özlemiştir.
Aile işgal öncesinde çok varlıklıdır...

Paşa atını birliğiyle Karşıyaka'ya sürer.
Büyük eğlence içinde olan davul, zurna ve bayraklarla coşan Karşıyaka halkının arasından geçerek sahilde anasıyla kucaklaşır.
"İçim yanıyor ana" der…
Gözyaşlarıyla anasının elini öper.
“Bir şey var mı ana açım” der.
Hayriye Ana sahildeki evden bir şeyler kapıp getirir…
BİR DİLİM EKMEK VE ÜSTÜNDE BİBER SALÇASI…
“Oğlum, başka bir şeyimiz yok, bunu al” der.

NOT: Çok büyük insanlarsınız çok... Önünüzde büyük bir saygıyla eğiliyoruz ve sizin o şartlarda kurtardığınız vatanın bugünlerini görünce sizlerden utanıyoruz...