Trabzonspor'un ve Türk futbolunun yükselen değeri Uğurcan Çakır kaleciliğe nasıl başladı? Uğurcan Çakır'ın örnek aldığı isimler kimler ve hedefleri neler?

Uğurcan Çakır, hikayesini Türkiye Futbol Federasyonu'nun dergisi Tam Saha'ya anlattı. Mazlum Uluç'un 2019'daki röportajından kesitler...

5 Nisan 1996'da Antalya'da doğdum. Annem Antalya Aksekili, babam Trabzon Yomralı. Babam Akdeniz Üniversitesi'nde okumak için Antalya'ya geldiğinde tanışıp evlenmişler.
Ailece çok sıkı Trabzonspor taraftarıyız. Babam ve amcam Dudullu'da Trabzonspor Futbol Okulu'nu işletirken 7 yaşında orada futbola başladım. Kaleci hariç her mevkide oynuyordum. Sağ bek, stoper, bazen santrfor...
Babam Mustafa Çakır Trabzon'da alt lig takımlarında profesyonel olarak futbol oynamıştı. Keza amcam Şahin Çakır da kaleciydi. Onların yönlendirmesiyle kaleci dışındaki mevkilerde oynuyordum. 12 yaşındayken filiz lisansımın çıktığı Çekmeköyspor'a da santrfor olarak gittim. Bir yıl santrfor oynadım. 13 yaşında da okul takımında oynamaya başladım. Ancak takımda kaleci yoktu. Ben de kaleciliği seviyordum ve kaleye geçtim. Orada maçlarımızı izleyen Yamanspor'un altyapı antrenörlerinden Nizam Hoca beni transfer etti ve kalecilik serüvenim 13 yaşından itibaren böyle başladı. Alt yaş kategorilerinde çok fazla kaleci olmadığı için sadece U13'te değil, U14 ve U15'te de kalecilik yapıyordum.

Trabzonspor'a transfer hikayesi

İstanbul'daki Trabzon Park'ta bir halı saha var. O halı sahayı amcam işletiyor. Trabzon Futbol Okulları'nın başındaki eski efsane oyunculardan Hüseyin Tok da amcamla tanışıyor. Ben de o sırada Kartalspor'un seçmesine gitmiştim. Seçmeyi kazandım, Kartalspor'a gideceğim. Ama tam o sırada Hüseyin Tok babamı arıyor ve 'Bir de Trabzonspor'a gönderelim, orada baksınlar' diyor. Sevinçten havalara uçtum tabii... Trabzonspor hepimizin hayallerinin takımı... Altyapının başında Özkan Sümer Hocamız vardı. Kaleci departmanından da Bilal Çetinkaya Hocamız sorumluydu. Beni kabul ettiler ve U16'da Trabzonspor serüvenim başladı. İlk sezonumda 1461'in U16 takımında oynadım, iyi performans gösterince de beni Trabzonspor'a aldılar. U17'de bir sezon Trabzonspor altyapısında oynadıktan sonra da A takım kadrosuna alındım. Yani bir amatör takımdan Trabzonspor'a yükselişim çok hızlı bir şekilde, iki yıl içinde gelişti. Şu anda Trabzonspor'daki 10 maçlık performansımla da A Millî Takım kadrosundayım. İnşallah bu çıkışım aynı hızla devam eder.

Kasımpaşa macerası

Trabzon'da dedem ve babaannemin Trabzon merkezdeki evlerinde onlarla birlikte yaşıyordum. Ama yine de anne babamdan, kardeşlerimden ilk defa uzak kalmak bana çok zor gelmişti. Hatta ilk sezonumun sonunda İstanbul'a geri dönmeye çalıştım. Orada ailemin yanında bir takımda oynamayı düşünüyordum. Metin Diyadin Kasımpaşa'nın başındaydı ve ben de İstanbul'a gidip Kasımpaşa'yla idmanlara çıktım. Babam o sırada Özkan Sümer Hocamla konuşup, "Bizden ayrı kalmaya dayanamıyor" diyerek izin istemişti. Özkan Hoca da ona, "Merak etme, bir-iki ay tatil yapsın, burayı özler ve geri döner" cevabını vermişti. Gerçekten de öyle oldu. Bir-iki ay sonra Trabzon'a döndüm. İyi ki de dönmüşüm (gülüyor).

Trabzonspor'da öğrendikleri

Kaleci antrenörlüğü diye bir kavramın varlığından habersizdim, kaleci antrenörüyle ilk defa orada karşılaştım. Başlangıçta kaleci antrenmanları bana yabancı ve tuhaf geldi. Oldukça geç kalmıştım. Keşke Trabzon'a gitmeden İstanbul'da da kaleci antrenmanı görseydim demiştim kendi kendime. Orada çok kaliteli teknik adamlarla çalıştım. Altyapı koordinatörü Hamit Cihan Hocamın da kaleci koordinatörü Bilal Hocamın da benim gelişimimde çok büyük katkıları var. Bizi hem profesyonellik açısından hem de sosyal açıdan bilgili ve iyi bireyler yapmak için çok gayret sarf ettiler.

Trabzonspor altyapısına ilk gittiğimde 'Ben nereye geldim böyle? İstanbul'da futbol oynanmıyormuş' demiştim. Herkes mi çok yetenekli olur? Hele Trabzon doğumlu oyuncuların tamamı çok özel yeteneklere sahipti. Şehir efsanesi gibi görünüyor ama Trabzon büyük bir altyapı fabrikası. Ben de o fabrikada yetiştiğim için kendimi çok şanslı addediyorum.

Uğurcan'ın gözünden takım arkadaşları

Yusuf Yazıcı gerçekten çok profesyonel, çok sosyal ve kendini geliştirmek için çok önemli mücadeleler veren bir kardeşim. A takıma ondan önce çıktım ama kendisini altyapıdan gayet iyi tanıyorum. Ben U17'de, o U16'da oynarken iki takım beraber deplasmanlara giderdik. Ya da A takım idmanlarına birlikte çağırılırdık. Çok efendi, kendisini çok geliştirmek isteyen bir kardeşimiz.

Abdülkadir Ömür'ün çok saf bir yeteneği var. Mükemmel karakterli bir oyuncu. Onun idmanlarda yaptıklarını bile hayretler içinde izliyorum. Yusuf'la birlikte Millî Takım'a geldiğim için çok mutluyum; inşallah Abdülkadir ve Trabzonspor'dan başka arkadaşların da kısa sürede burada olacağına kalpten inanıyorum.

Abdülkadir Parmak'ı 1461 Trabzon'a kiralandığım dönemde iyi tanıdım. O dönemde kaptanlığımı yapıyordu. Müthiş mücadele eden, çok hırslı bir oyuncudur. Tam bir Trabzonludur. Forması için sonuna kadar savaşır. Altınordu ve Adana Demirspor'da oynadığı dönemlerde de kendisini geliştirdi.

Hüseyin Türkmen geçtiğimiz sezon A takıma çıkmıştı. İlk geldiğinde fiziksel olarak biraz zayıftı. Ama müthiş çalıştı, müthiş efor sarf etti. Kendini çok geliştirdiğini düşünüyorum. En önemli özellikleri sürati, çabukluğu ve topu oyuna çok iyi sokması. Ayakları çok temiz. O konuda beni çok rahatlatıyor. Önümdeki oyuncunun topu kaybetmeyeceğini bilmenin rahatlığını hissediyorum. 1998 doğumlu, çok genç bir oyuncu. Çok daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.

Arda Akbulut çok genç, çok yetenekli ve sosyal yönü çok güçlü bir arkadaşımız. Çok çalışırsa o da Trabzonsporumuza uzun yıllar hizmet verecektir. 16 yaşından beri A takımda ve uzun zamandır birlikteyiz. Kalecilikte usta-çırak ilişkisi vardır. Ben de abilerimden görüp öğrendiklerimi Arda'ya, Muzaffer'e ve Kaan'a aktarmaya çalışıyorum. Trabzonspor'da kaleciden yana bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.

Nwakaeme her şeyden önce çok iyi bir insan. Oyuncu olarak da ne kadar yetenekli olduğunu herkes görüyor. Bu yeteneğini ilk çıktığı idmanda da fark etmiştim. Onunla beşe ikiye girmiştim ve tek bir top bile kaybetmemişti. Çok garip bir oyuncu. Müthiş kuvvetli ve sorumluluk almaktan hiç kaçınmıyor.

İdolleri...

Kendimi bildim bileli çok sıkı bir Trabzonsporluyum. Kendime de Tolga Zengin ve Onur Kıvrak abileri örnek aldım. Onların başarılarını ve neler yaptıklarını takip ettim. Trabzonspor kamp için Antalya'ya geldiğinde ben de gidip Tolga ve Onur abileri izlerdim. Tolga abinin beni en çok etkileyen yanı kaleci tekniğiydi. Beraber çalıştığım Onur abiden ise birebir pozisyonlarda neler yapmam gerektiğini öğrendim. Hakan Arıkan abi de çok yetenekli bir kaleci. Yeteneğini tecrübesiyle birleştiriyordu. Çok da profesyonel bir insandı. Ondan da hem sosyal anlamda hem de profesyonellik adına çok şey öğrendim.

Kaleci tarifi...

Kalecilikte zeki olmanız gerekiyor. Şenol Hocanın eski maçlarını izliyorum veya büyüklerimin onunla ilgili anlattıklarını dinliyorum; çok zeki bir kaleci olduğunu anlıyorum. Ben de kalede zeki davranmak gerektiğini düşünüyorum. Daha doğrusu sezgilerimi geliştirmeye çalışıyorum. Araya atılan topların veya herhangi bir topun nereye gelebileceğini sezmek, atak sırasında rakip oyuncunun ne yapacağını önceden kestirebilmek bir kaleci için çok önemli. Ben de oynaya oynaya tecrübe ve özgüven kazanarak, farklı oyuncularla oynayarak bu yönümü geliştirmeye çalışıyorum.

 

Uğurcan'ın gözünden Ünal Karaman...

Ünal Hoca çok iyi bir antrenör ve duygularını sahaya da oyuncusuna da büyük bir samimiyetle yansıtabiliyor. Hatta Ekuban'ın, 'Hocanın tutkusunu anlayabiliyorum' diye bir açıklaması var. Türkçe bilmeyen yabancı bir oyuncu hocayı anlayabiliyorsa, biz kalpten hissedebiliyoruz. Bir de biz Trabzonsporluyuz. Hocamız da tıpkı bizim gibi gönülden Trabzonsporlu. Onunla aynı duyguları paylaşıyoruz. Konuştuğum bütün arkadaşlarım da aynı şeyleri söylüyor. Sezon başında üçüncü kaleci konumundayken bana ne kadar güvendiğini söylemiş ve 'Seni bir gün A Millî Takım'a göndereceğiz' demişti. Bu sezon ilk defa Fenerbahçe maçında ilk on birde başladım. O güveni alınca zaten kötü oynama şansınız olmuyor. O sayede A Millî Takım'a kadar yükseldim. Ünal Hocamın samimiyetine çok inanıyorum. Bize değer veren birilerinin olduğunu görmek ayrıca mutlu ediyor.

Kariyer planlaması

Kariyer planlamamı güne göre yapıyorum. Çünkü buralara çok hızlı geldim. Çok şükür şu anda Trabzonspor'da ve Millî Takım'dayım. Trabzonspor'da kendimi daha çok geliştirmek, formayı kaptırmamak en önemli önceliğim. Millî Takım'a da devamlı gelmek ve burada birinci kaleci olmak istiyorum. Yıllar neler gösterir bilmiyorum ama her futbolcunun hayali bir gün Avrupa'da futbol oynamaktır. Ben de inşallah Trabzonspor'da büyük başarılar yakalayıp Avrupa'ya gitmek isterim Olmazsa da her daim Trabzonspor'un ve Millî Takım'ın birinci kalecisi olmak için kendimi geliştirmeye devam ederim.

YOLUN AÇIK OLSUN UĞURCAN ÇAKIR...

Bi'SORU DAHA?

Real Madrid Kulübü’nün logosunda neden taç var?

Real Madrid Kulübü ne zaman kurulmuştur? Real Madrid Kulübü ile ilgili kısa ve genel bilgiler...

Yuto Nagatomo'nun Galatasaray'a maliyeti ne kadardır?

Galatasaray'ın 2017-2018 sezonunun devre arasında aldığı Yuto Nagatomo için Inter'e ne kadar ücret...

Gomis'in gollerine saha dışında sevinmesinin sebebi nedir?

Galatasaray'ın forveti Bafetimbi Gomis gol sevincini nasıl yaşıyor, kime adıyor? Ve golleri...

Uğurcan Çakır kimdir? Uğurcan Çakır'ın hikayesi nasıldır?

Trabzonspor'un ve Türk futbolunun yükselen değeri Uğurcan Çakır kaleciliğe nasıl başladı? Uğurcan...

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.