Tarkan Serbest futbola nasıl başladı? Tarkan Serbest’in mevkisi neresi? Tarkan Serbest’in hedefleri neler?

Üç yıl önce sosyal medya hesabından "Hedef 2018" yazıp yanına Türk bayrağı koyarak yaptığı paylaşımı gerçeğe çeviren kişi Tarkan Serbest. 

Onu yakından tanımaya ne dersiniz?

 

Tarkan Serbest, Türkiye Futbol Federasyonu’nun Tam Saha Dergisi’ne verdiği röportajda anlatıyor hikayesini...

Nerede doğdu?

Avusturya'nın başkenti Viyana'da 2 Mayıs 1994'te doğdum. Annem 1979'da, babam ise 1986 yılında Avusturya'ya gitmiş. Ailemin memleketi Sakarya, Karasu. 24 yaşındayım ve doğduğumdan beri Viyana'da yaşıyorum. Futbola da 7 yaşında SV Donau adında küçük bir kulüpte başladım. Orada üç sene oynadıktan sonra Austria Wien'in altyapısına girdim.

Futbola başlaması

Viyana'da oturduğumuz evin hemen yanında bir park vardı; orada ağabeyimle futbol oynuyorduk. Bir gün SV Donau'nun antrenörleri parktan geçtikleri sırada bize kulüp ve tesisleri hakkında bilgi verip davet ettiler. Ağabeyimle birlikte durumu babama anlattık ve bizi ertesi gün tesislere götürmesi için ikna ettik. Böylece futbola başladık ağabeyimle. Ardından Austria Wien'in genç takımlar sorumlusu Ralf Muhr beni keşfetti, izledi, beğendi. Babamla konuşup ikna etti ve beni Austria Wien altyapısına dâhil etti. 14 senedir de Austria Wien kulübünde futbol oynuyorum.

 

Ailem, annem, babam arkamda durmasaydı bu noktaya gelemezdim ve şu an bu röportajı yapıyor olamazdık; bunu açıkça söyleyebilirim. Gerek futbolda gerek özel hayatımda ailem her zaman bana destek oldu. Ailemde benim dışımda sporla ilgilenenler de var. Benden iki yaş büyük ağabeyim muhasebecilik yapıyor ama aynı zamanda amatör kulüplerde hobi olarak futbol oynuyor. 14 yaşındaki küçük kardeşim de futbol oynuyordu ama kick-box'a merak sardı ve bıraktı. Babamın ise futbolla alakası yok. Ben bu yeteneği kimden aldım bilmiyorum.

Okulu bırakma olayı

Annem futbolcu olmama çok sıcak bakmıyor, daha çok eğitime önem vermemi istiyordu. Ancak ben vaktimin büyük bölümünü futbola ayırmak, antrenman yaparak kendimi geliştirmek istiyordum. Fazla ders de çalışmıyordum açıkçası. Okuldan geldiğimde Playstation'da FIFA oynardım. Bu sebeple 17 yaşında okulu bıraktım. Kararımı anneme açıkladığımda, "Karar senin kararın" diyerek futboluma odaklanmam, kendime iyi bakmam gerektiğini belirtti ve desteğini hiç esirgemedi.

Austria Wien günleri

Austria Wien'de 14 senedir futbol oynuyorum. Kulüp benim için bir aile haline geldi. Sahanın çimlerine bakanlardan malzemecilere kadar herkesi tanıyorum, hepsiyle kardeş gibiyim. Altyapıdaki antrenörlerimin de hayatımda büyük bir yeri var. Bana güvendiler, şans verdiler, gelişmemi sağladılar. İki sezon boyunca oynadığımız tüm UEFA Avrupa Ligi maçlarında forma giyme imkânı buldum. Özellikle iki sezon önceki teknik direktörümüz Thorsten Fink bana her zaman destek oldu, güvendi ve önümü açtı. Bu yüzden Austria Wien'in kariyerimde ve hayatımdaki yeri büyük.

Avusturya’da yaşam

Avusturya tabiî ki zor. Türk olduğumuz için hep 1-0 geriden başlıyoruz. Ama ben hiçbir zaman hayallerimin peşini bırakmadım. İdmanlarda ve maçlarda her zaman yüzde yüzümle performans göstermeye ve kendimi geliştirmeye gayret ettim, antrenörlerimi dinledim, onlar da beni sevdi. Bu nedenle hiçbir zaman sorun yaşamadım. Bazı oyuncular antrenörlerini dinlemez ama ben her zaman dinlerim.

Mevkisi...

Küçükken, SV Donau'da kanatlarda oynadım, forvet oynadım. Ardından Austria Wien'in U12-U13 takımında antrenörlerimizden Helmuth Bogdanovic benim yerimin ön libero, yani 6 numara olduğunu söyleyerek yeteneklerimi o mevkide sergileyebileceğimi belirtti ve ön liberoda oynamaya başladım. Aynı zamanda stoper de oynayabiliyorum. Geçen sezon stoper olarak oynayan takım arkadaşlarım sakatlandığında teknik direktörümüz Thorsten Fink beni stopere çekiyordu ve değişimli oynuyordum.

 

Ön liberolarda oyun zekâsı çok önemli. Oyunu okumanız ve yönlendirmeniz gerekiyor. Bu yüzden paslarınızın isabetli ve iyi olması şart… Bununla birlikte ikili mücadelelerinizin de iyi olması lâzım. Top size gelmeden önce pası nereye ve kime vereceğinizi düşünmelisiniz. Eski teknik direktörümüz Thorsten Fink olsun, şu anki teknik direktörümüz Thomas Letsch olsun top bana gelmeden pası nereye atacağımı bir adım önceden düşündüğümü ve bunu iyi yaptığımı söylediler. Kanattan kanada isabetli uzun paslarım da oyunumda ön plana çıkıyor. Tabiî bir de ikili mücadelelerim...

(Eksik yönlerin) Geliştirilmeyecek bir şey yok bana göre. Paslarımda iyi olsam da her zaman bir adım daha ilerisi var. Ama savunmadaki kafa toplarımı özellikle geliştirmem lâzım ve bunun için çalışıyorum.

Örnek aldığı futbolcular

Benim 1 numaralı idolüm Sergio Busquets. 6 numarayı kusursuz oynadığını düşünüyorum. Mehmet Topal ağabeyim de bu pozisyonu çok iyi oynuyor. Raul Meireles'i de sahadaki ve aynı zamanda özel hayatındaki tarzından dolayı beğeniyorum. Onun dışında yine benim pozisyonumda oynayan RedBull Salzburg'un genç takımından bize transfer olan 2000 doğumlu Vessel Demaku çok iyi bir oyuncu. Genç ve çok hırslı. Sezonun son maçlarında yanımda oynadı, ileride daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Sturm Graz'da oynayan ve bu sene Avusturya Ligi'nde yılın oyuncusu seçilen Peter Zulj'u da beğeniyorum.

Hedefleri

Benim her zaman hedefim vardı, hiçbir yöne sapmadan sadece hedefimin peşinden koştum. Üç sene önce sosyal medya hesabımdan, "Hedef 2018" yazıp yanına Türk bayrağını koyarak Millî Takım hedefimi belirtmek amacıyla bir paylaşımda bulunmuştum. Paylaştıktan üç sene sonra da Millî Takım'a seçildim. Hedefinizin hep büyük olması gerek. "Avusturya Ligi benim için yeterli" diyerek kendimi sınırlayamam. Aksi takdirde gelişemem. Örneğin, Türkiye A Millî Takımı'na seçilmek hedeflerimden bir tanesiydi. Bundan sonraki hedeflerim arasında UEFA Şampiyonlar Ligi'nde oynamak var.

Milli takım tercihi

Avusturya U21 Millî Takımı'ndan bir davet almıştım. Türkiye'den bana herhangi bir çağrı gelmemişti. Bu nedenle Avusturya U21'de oynadım. Geçen sene ise Mircea Lucescu'nun beni izlediğini öğrendim. Türk Millî Takımı'na çağrıldığımda ise çifte vatandaşlığımın da olmaması sebebiyle, Avusturya pasaportumdan vazgeçmem söz konusu oldu. Lucescu ve ailemle görüştükten sonra kararımı verdim ve Türk pasaportumu çıkarttım. Avusturya pasaportumu kaybetme ihtimalim olsa da kararımın sonuna kadar arkasındayım. Buraya geldiğimde ailemle görüntülü konuşma yaptığımda üzerimde ay-yıldızı gördüklerinde duygulandılar. Burada olmam hem benim için hem ailem için çok büyük bir şey. Türkiye'yi de kendime güvendiğim için seçtim diyebilirim. Ben buraya iki haftalığına tatile gelmedim. İyi bir performans sergilemek istiyorum. Maçlarda da inşallah hocam şans verirse oynayıp kendimi göstermek istiyorum. Bundan sonra sürekli Millî Takım'a çağrılmak öncelikli hedefim.

Kariyer planı

A Millî Takım benim için büyük bir şans. Ben sahadaki performansımla ilgileniyorum. Diğer tarafta bir gelişme olduğunda zaten menajerim beni haberdar ediyor. Spor Toto Süper Lig'de ise tabii ki oynamak isterim. Her zaman hedeflerim arasında yer almıştır. Hayırlısı diyorum o yüzden.
Beğendiği Türk oyuncular

Türkiye Ligi'ni elbette takip ediyorum. Eskiden babam bizi kahveye götürür, orada ağabeyimle derbileri izlerdik. Televizyondan izlediğim Oğuzhan Özyakup'la şimdi beraber yemek yiyoruz, aynı sahada idman yapıyoruz. Türkiye Ligi'nde de dediğim gibi Mehmet Topal'ı çok beğeniyorum. Emre Belözoğlu ve Okay Yokuşlu da bu ligde beğendiğim oyunculardan.

(Bildiği diller) Almanca, İngilizce ve Türkçe biliyorum. Okulda da iki sene İspanyolca dersi aldım. Kulübe pek çok farklı ülkeden yeni oyuncular gelebiliyor, onlarla iletişimi sağlamak adına dil bilmek önemli tabiî ki.

YOLUN AÇIK OLSUN TARKAN SERBEST...

Bi'SORU DAHA?

    Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.