Galatasaray forması giyen Ozan Kabak nereli? Ozan Kabak futbola nasıl başladı? Ozan Kabak'ın örnek aldığı futbolcular kimlerdir ve hayali nedir?

Galatasaray'da Fatih Terim'in Kasımpaşa maçında 11'de şans verdiği ve Türk futbolseverlerin hayranlıkla izlediği Ozan Kabak'ı yakından tanıyalım...
Genç yetenek 2017'de Türkiye Futbol Federasyonu'nun Tam Saha Dergisi'ne verdiği röportajda anlatıyor kendisini... Söz Ozan Kabak'ta.

Futbola nasıl başladı?

25 Mart 2000 doğumluyum. Ankara'da dünyaya geldim ama ailem Mardin Derik'ten. Babam cezaevinde müdür olarak çalışıyor. Ben doğduktan sonra tayini çıkmış, o yüzden Ankara'dan Silivri'ye taşınmışız. Annem ise ev hanımı. Bir ablam, bir de erkek kardeşim var.
Babam da eskiden amatör olarak futbol oynamış. Ancak, futbolda istediği yerlere gelememiş ve bu durum da içinde hep bir ukde olarak kalmış. O yüzden babam futbol oynamamı ve futbolcu olmamı en başından beri destekledi diyebilirim. Diğer yandan Silivri'deyken okulda teneffüslerde ve beden eğitim derslerinde sürekli olarak futbol oynardım arkadaşlarımla. Beden eğitimi öğretmenim de yetenekli olduğumu ve bir kulüpte futbol eğitimi almam gerektiğini babama iletmiş. Babam da bunun üzerine beni Silivrispor altyapısına yazdırdı. Böylece futbol hayatım başlamış oldu.

İlk forvet oynamış

Futbola ilk başladığımda santrfor oynuyordum. Küçükken, hücum hattının her mevkiinde yer aldım. Galatasaray altyapısına geçtiğimde ise 11 yaşındaydım. Burada, hocalarım bana savunmadan oyunu iyi kurabildiğimi ve oyun kurma esnasında da soğukkanlı olduğumu söyledi. Bu özelliklerimin üzerine de beni stoper olarak oynatmaya başladılar. O günden bu yana stoperim.

Galatasaray'a transferi...

Silivrispor altyapısında kendimden yaşça büyüklerle antrenman yapma fırsatı buldum. Hazırlık maçlarına da çıktım ve iyi performans gösterdim. Bunu gören altyapı hocamız Uğur Alper, o dönem Galatasaray'ın altyapısında olan, şimdi ise Millî Takımlarda antrenör olarak görev yapan Nedim Yiğit'le görüşmüş ve beni kendisine önermiş. Bunun üzerine, beni Galatasaray altyapısına denemeye çağırdılar. Babamla Silivri'den Florya'nın yolunu tuttuk. İlk antrenmanımda gösterdiğim performansla takıma seçilmeyi başardım. Nedim Hoca ve Uğur Hocanın üzerimde emeği çoktur o yüzden. Ailem şu an babamın işi nedeniyle Tekirdağ'da yaşıyor. Ama bu sene annem ve kardeşim yanıma geldi. Artık İstanbul'da beraberiz. Babam da işten geriye kalan izin günlerinde yanımıza geliyor.

Milli takım hikayesi...

Galatasaray altyapısına seçildikten sonra iki sene boyunca Silivri'den Florya'ya gidip geldim. Ancak, trafikten ve mesafeden ötürü çok yoruluyordum. Üzerine, babamın tayini Tekirdağ'a çıkınca, 1 sene boyunca da Florya'ya Tekirdağ'dan gidip geldim. Zamanımın çoğu yollarda geçiyordu. Bu yorgunluktan ötürü antrenmanlarda ve maçlarda performansımı tam olarak sergileyemiyordum. Bu zorluklar nedeniyle bir ara futbolu da bırakmayı düşündüm açıkçası ancak, bu süreçte ailem bana yılmamam konusunda desteğini sürdürdü. O dönem, hayatımın kırılma noktasıydı diyebilirim. Ertesi sene ise İstanbul'da Fen Lisesi'ni kazandım ve Galatasaray'ın altyapısında yatılı olarak kalmaya başladım. Galatasaray'da, akademide yatılı olarak kalmam konusunda yine o dönem Galatasaray'ın altyapısında olup şu an Millî Takımlarda antrenör olarak görev yapan Kerem Yavaş'ın da emeği büyüktür.

Akademide yani Florya'da kalmaya başladığımdan bu yana performansım sürekli arttı ve hem kendimi daha iyi hissetmeye hem de başarılı olmaya başladım. Ailemin desteği bu konuda çok etkiliydi dediğim gibi. Buradaki performansım üzeri Antalyalya'da U14 Millî Takım seçmelerine çağrıldım. Seçmelerde gösterdiğim performansın ardından, 2015 yılında Şenol Ustaömer yönetimindeki U15 Millî Takımı'na çağrıldım. U17 Millî Takımı'nda birçok arkadaşım gibi, ay-yıldızlı formayla ilk maçıma Ocak 2015'te, Çek Cumhuriyeti'ni 5-1 yendiğimiz hazırlık karşılaşmasında çıktım. O günden bugüne de 42 maçta ay-yıldızlı formayı giydim. Millî Takım'a seçildiğim günden bu yana, aday kadroda yer aldığım maçların tamamında oynadım.

(U17 Avrupa Şampiyonası Finalleri'nde turnuvanın en çok dikkat çeken 10 oyuncusu arasına girmeyi başarmasıyla ilgili) UEFA'nın beni böyle bir listede göstermesinden büyük onur duydum. Ancak, turnuvayla ilgili daha güzel olan şey takımımızın yarı final oynamış olmasıydı. Turnuva, hem takım için hem de benim için çok iyi geçti. Gerek kulüp düzeyinde, gerekse de uluslararası platformda kendi performansımı daha da ilerilere taşımak istiyorum. O yüzden bu başarımı yeterli görmüyorum. Her zaman daha çok çalışarak, daha da önemli şeyler başarmak amacındayım.

(U15, U16 ve U17 Millî Takımlarında 42 maçta toplam 9 gol atmasıyla ilgili) Futbola başladığımda santrfor olarak oynamam, şu an savunmada yer almama rağmen gol atabilmem konusunda etkili diyebilirim. Özellikle kornerlerde ve yan toplarda etkili oluyorum ve gol atıyorum. Sürekli olarak gol atmaya yönelik çalışmalarıma antrenmanlarda da devam ediyorum. Ayrıca her sezon başı da kendime gol hedefi koyuyorum ve bu hedefe ulaşmaya çalışıyorum.

Güçlü yönleri

Bir savunma oyuncusuna göre tekniğimin iyi olduğunu ve oyunu geriden iyi kurduğumu düşünüyorum. Pozisyon alma konusunda da başarılı buluyorum kendimi. Fakat mevkiim itibariyle fiziksel anlamda daha güçlenmem gerekli. Tecrübe konusunda da eksiklerim var. Bunu da maç yaptıkça gidereceğimi düşünüyorum.

Örnek aldığı isimler...

Babamın karakterini ve hayata karşı dik duruşunu her zaman kendime örnek aldım. Galatasaray'ın efsane kaptanlarından Bülent Korkmaz'ı oynadığım mevkii itibariyle da idol olarak görüyorum. Çok küçükken onu izleme şansı bulmuştum. Daha sonra da eski maçlarını seyrettim. Hırsını ve oyun karakterini çok beğeniyorum. Ben de onun gibi adımı Türk futbolunun unutulmazları arasına yazdırmak istiyorum. Günümüzden bahsetmek gerekirse de kendi mevkiim itibariyle dünya futbolunda en çok İspanyol oyuncu Sergio Ramos'u beğeniyorum.

Gelecekteki hedeflerin neler?

Öncelikli hedeflerim altyapısında bulunduğum Galatasaray'da A takıma, ay-yıldızlı formayla da A Millî Takım'a yükselmek ve buralarda kalıcı olmak. Daha sonrasında Avrupa'da oynayıp ülkemi en iyi şekilde temsil ederek yeni başarılara ve kupalara ulaşmak istiyorum. Avrupa'da, eğer fırsat olursa Premier Lig'de oynamak isterim. Çünkü bu ligdeki mücadeleyi beğenerek izliyorum ve maçlar her zaman tamamen dolu tribünler önünde oynanıyor. Premier Lig'de de Manchester United'a ayrı bir sempatim var. Galatasaray'dan ve U17 Millî Takımı'ndan yakın arkadaşım Atalay Babacan da bildiğiniz gibi orada oynarsa çok mutlu olacağını iletmişti size. Umarım bir gün Avrupa'da aynı kulüpte birlikte oynama şansına erişiriz.

YOLUN AÇIK OLSUN OZAN KABAK...

Bi'SORU DAHA?