Alanya forması giyen Emre Akbaba futbola nasıl başladı? Hangi takımlarda oynadı? Emre Akbaba'nın idolü kim?

Transferin gözde ismi Aytemiz Alanyasporlu Emre Akbaba'nın futbola başlama hikayesi, tarzı ve yükseliş hikayesi... Türkiye Futbol Fedarasyonu'nun yayın organı Tam Saha Dergisi'nde Mazlum Uluç'a anlatıyor Emre...

Paris'te düynaya geldi

"Annem de babam da Bitlis Adilcevazlı. Ben doğmadan önce çalışmak için Fransa'ya gitmişler. Ben de Paris'te doğup büyüdüm. Babam stilist; bir terzi dükkanı var. Annem de arada ona yardım ediyor. Dört kardeşiz. İki ablam, bir kardeşim var. Ablalarımın biri Türkiye'ye döndü, burada yaşıyor. Ben de 18 yaşında futbolcu olmak için tek başıma Türkiye'ye geldim. Fransa'da hiç profesyonel olmamış, hep amatör takımlarda oynamıştım. Mehmet Özdilek döneminde Antalyaspor'a geldiğimde profesyonel sözleşme imzaladım ama kampta bir baygınlık geçirdim. Bunun üzerine Fransa'ya dönmek zorunda kaldım.
Belki hava değişikliğine bağlı bir rahatsızlıktı. Sonrasında bir daha yaşamadım. Ama Antalyaspor'dan ayrılıp tekrar Fransa'ya dönmek zorunda kaldım. Fransa'daki takımımda U19 Ligi'nde oynuyordum ve oldukça da başarılıydık. Paris Ligi'nde final oynamıştık. Geri döndüğümde başka bir takımda oynadım ve ertesi sezon yine Antalyaspor'a geldim. Ama bu defa benimle amatör sözleşme imzaladılar ve A2 takımında oynamaya başladım. Antalya'ya imza için babamla gelmiştim. Bana amatör sözleşme imzalatacaklarını öğrenince kararsız kalmıştım. Ama babam, 'Kendini göstermek için bu da bir fırsat. İyi oyna ve 6 ay sonra profesyonel sözleşmeye imza at' diyerek beni ikna etti.

Babamın futbola merakı varmış ama işlerinin yoğunluğundan dolayı oynama fırsatı bulamamış. Ağabeyim ise hem futbol oynadı hem de geçen seneye kadar Fransa'daki bir amatör takımda antrenörlük yaptı. Profesyonel takımlarda olmasa da altyapı eğitimimi Fransa'da aldım. U19 düzeyinde 2. Lig'de oynadım. Oradaki hocam gerçekten bana çok katkı sağladı. Taktik bilgisi de çok iyiydi, oyuncuların gelişimine de çok önem veren birisiydi. Bugünlere gelmemde onun emeği çoktur.

Kaç dil biliyor?

Fransa'da üniversiteye gidiyordum. Dil üzerine eğitim alıyordum. Ama Türkiye'ye gelince okulumu bırakmak zorunda kaldım. Türkçe, Fransızca ve İngilizce olmak üzere üç dil biliyorum.

Fransa'da doğup büyüyen bütün gençler gibi ben de küçüklükten beri Zinedine Zidane hayranıydım. 2006 Dünya Kupası'nda Fransa'nın Brezilya'yı 1-0 yendiği maçta Thierry Henry'ye yaptığı bir asist vardı. O gün müthiş bir futbol oynamıştı. Hiç unutmuyorum, maç gece yarısı bitmesine rağmen o şevkle ağabeyimle sokağa çıkıp top oynamıştık. Zidene'ın top kontrolü, top hâkimiyeti ve oyun görüşü müthişti.
Altyapıdayken 6 numara da oynadım. Zaman zaman santrfor olarak da görev yaptım. Yani ille de 10 numara oyuncusuyum diye bir durumum yok. Ben oyunu iki yönlü oynamayı seven bir oyuncuyum. Evliyim. Düzenli bir hayatım var ve böyle yaşamayı seviyorum. Kendimi sürekli geliştirmek için çalışıyorum. Bir de küçüklükten beri kondisyonum iyidir.

Hocalarım maçlardan önce benden şut çekmemi istiyorlar, bazen şut atmak yerine pas verdiğimde de ikaz ediyorlar.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor'a kiralanıp gidip geri Antalyaspor'a dönüşümde kampta Samet Aybaba Hocamız bana hazırlık maçlarında çok şans verdi ama kadro çok kalabalıktı. Ben de kiralık gönderilecek oyuncular arasında yer aldım. Amacım 1. Lig'de bir kulübe gitmekti. 2. Lig'de Alanyaspor'dan teklif geldiğinde pek de istememiştim ama gidişim çok hayırlı oldu. Çok güzel bir sezon geçirdim ve 1. Lig'e yükseldik. Bu arada Antalyaspor da küme düştü ve iki takım 1. Lig'de buluştu. Bunun üzerine Alanyaspor'da kiralık kalmayı tercih ettim. Sezon sonunda Antalyaspor Süper Lig'e çıkınca ben de kulübüme geri döndüm. Yarım sezon Antalyaspor'da oynayıp devre arasında yeniden Alanyaspor'a kiralık gittim ve o sezon şampiyonluk yaşayıp Süper Lig'e yükseldik.

Unutamadığı maç

İki sezon önce play-off'ta Adana Demirspor'a penaltılarla üstünlük sağlayarak Süper Lig'e çıktığımız maç benim açımdan unutulmazdı. Normal süresi 1-1 biten maçta takımın beraberlik golünü atmış, sonra da üstünlük sağladığımız seri penaltılarda da atışımı gole çevirmiştim. Bu sezon 3-0 geriden gelip 4-3 kazandığımız Trabzonspor maçı da unutulmaz ama o maçta sadece 3 puan kazandık; Adana Demirspor karşılaşmasında ise Süper Lig'e çıkmak gibi çok önemli bir başarı elde etmiştik.

Transfere bakışı

Kulübümle sözleşmem sürüyor ve transfer meselesi benim tek başıma karar vereceğim bir konu değil. Şimdi sadece kulübümdeki ve Millî Takım'daki performansıma odaklanıyorum. Benimle ilgili transfer haberleri yayınlanıyorsa, bu doğru işler yaptığımı gösterir. Bundan sonra da doğru işler yapmaya devam edeceğim.

İlk parasıyla ne yaptı?

İlk kazandığım parayla hiçbir şey yapamadım. Çünkü gerçekten çok küçük bir miktardı. Ama sonrasında şanslıydım, çünkü bana yol gösterecek, parayı doğru yatırımlara yöneltmemi sağlayacak ağabeylerim vardı. Ailem Paris'te güzel bir eve taşındı. Kredi borcunu ben ödüyorum ama taksitler hâlâ devam ediyor (gülüyor)."

YOLUN AÇIK OLSUN EMRE AKBABA.

Cengiz Ünder kimdir?

Salih Uçan ilk nerede keşfedildi?

Emre Mor kimdir?

Enes Ünal kimdir?

Lionel Messi’nin futbola başlama ve Barcelona hikayesi nasıldır?

Trabzonsporlu Yusuf Yazıcı futbola nasıl başladı?

Şenol Güneş’in dünden bugüne futbola bakışı nasıldır?

Bi'SORU DAHA?