Usta şair Can Yücel'in vasiyeti nedir? Neden Ankara veya İstanbul değil de Datça'ya gömülmek istemiştir? İşte cevabı...

Bakan (Hasan Ali Yücel) çocuğu olan Almanya, İngilizce, Latince ve Yunanca bilen çevirileri bulunan Can Yücel gırtlak kanserine yakalandığında dostları artık dinlenmesini ister...
“Ben şairim, fil değilim... Azrail'i bir köşeye çekilip bekleyemem. Meydanlarda ölmeliyim" der...
Ve vasiyeti de şiirseldir...

Beni Datça'ya Gömün

Beni kuzum Datça’ya gömün
Geçin Ankara’yı İstanbul’u!
Oralar ağzına kadar dolu
Alabildiğine de pahalı,
Örneğin Zincirlikuyu’da
Bir mezar 750 milyona
Burası nispeten ucuzluk
Ortada kalma tehlikesi de yok
Hayır dua da istemez,
Dediğim gibi beni Datça’ya gömün
Şu deniz gören mezarlığın orda,
Gömü sanıp deşerlerse karışmam ama!

NOT: İstediği gibi 17 Ağustos 1999'da Datça'ya gömüldü...

(Saygı ve özlemle anıyoruz)

Bi'SORU DAHA?

Aşık Veysel’in Kara Toprak şiirinin sözleri nasıldır?

Sevgi insanı, Anadolu’nun sesi soluğu, duyguların tercümanı Aşık Veysel denince akla “Benim sadık yarim kara topraktır” şiiri ve şarkısı gelir...

Neyzen Tevfik’in mebus taşlaması nasıldır?

Neyzen Tevfik'ten mebus olması istenir. O da sebebini sorar. Yakın çevresi cevap verir ve o da Mebus ve Kime Sordumsa olarak bilinen kısa dörtlüğü...

Sizin hiç babanız öldü mü şiirinin sözleri ve hikayesi nasıldır?

Cemal Süreya'nın kaleme aldığı "Sizin hiç babanız öldü mü?" şiiri ne zaman yazılmıştır ve şiirin sözleri nasıldır? Cemal Süreya ölüme bakışını nasıl anlatır?

Yaşar Kemal'e göre yarıda bırakılmayacak roman hangisidir?

Yaşar Kemal'in Cumhuriyet Gazetesi yayın yönetmeni ile arasında geçen roman diyaloğu nasıldır? Yaşar Kemal neye itiraz eder?