Karga ile Tilki arasında geçen peynir olayı nasıldır? Karga ile Tilki Masalı'ndan çıkarılacak sonuç nedir?

Günlerden bir gün bay karga konmuş bir dala koca bir peynir ağzında.
Tilki peynirin kokusunu almış gelmiş:
- "Günaydın, Sayın Karga. Bu ne güzellik böyle:
Bakmaya doyamıyorum size.
Şu tüylere bakın, pırıl pırıl;
Sesiniz bilmiyorum nasıl;
O da renginiz kadar güzelse
Ne yalan söyleyeyim
Bu ormanda güzel yoktur üstünüze."

Ağzındaki peynirden olmak

Karga bu sözlere bitmiş:
- "Şuna bir gak diyeyim de ses görsün" demiş;
"Gak" der demez peynir düşmüş, tilki yutmuş.
- "Kara bayım,
Şu sözümü hiç unutma;
Kaptırdığın peynire değer,
Her dalkavuk çıkarı için över,
Yüzüne güler, peynirini yer."
Karganın aklı iş işten geçtikten sonra başına gelmiş.

Güzel sözlere inanmanın sonu

Özü aynı ama içeriği biraz farklı şöyle bir uyarlaması da vardır...
Bir zamanlar bir ağacın dalında neşeyle dans eden bir karga varmış.
Karga çok mutluymuş, çünkü ağzında kocaman bir peynir parçası varmış.
Ağzındaki kocaman peyniri tam midesine indirmek üzereymiş ki, oradan geçmekte olan bir tilki kargayı görmüş.
Kurnaz tilki kargayı kandırıp, peyniri alabilmek için bir plan yapmış ve kargaya demiş ki:
- "Karga kardeş, merhaba, ne kadar güzelsin, sesin de çok güzelmiş, herkes bunu konuşuyor, ben de bunca yolu senin sesini duyabilmek için geldim" demiş.
Bu güzel sözleri duyan karga hemen kendini kanıtlama sevdasına düşmüş ve "Ben senin için güzel bir şarkı söylerim" demiş.
Bunu söylemek için ağzını açar açmaz, kocaman peynir parçasını da ağzından düşürmüş.
Kurnaz tilki hemen düşen peynir parçasını alıp, kaçmış.
Eli de, karnı da boş kalan karga da bir daha güzel sözlere inanıp, elindekini kaptırmaması gerektiğini anlamış.

Bi'SORU DAHA?