Arkadaşlığı anlatan müthiş asker hikayesi nasıldır?

Asker, savaş sırasında ateş yağmuru altında yaralanan arkadaşına yardıma gitmek ister. Ancak Teğmen "ölmüştür" der ve askere izin vermez. İşte sonrası...

Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü görür. Ateş yağmuru altındadırlar. Asker teğmene koşar ve "Teğmenim fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?" der.
Teğmen "Delirdin mi? der gibi bakarak "Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın" emrini verir.

Teğmen haklı mı?

Asker ısrar eder ve teğmen "Peki. Git o zaman..." der.
Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaşır. Onu sırtına alır ve koşa koşa döner. Birlikte siperin içine yuvarlanırlar.
Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene eder... Sonra onu sipere taşınan arkadaşına dönerek:
"Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez demiştim. Bu zaten ölmüş."
"Değdi teğmenim. Değdi" der asker...
Teğmen: "Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?"
Asker: "Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için."
Peki ne demişti?
Arkadaşının sözlerini hıçkırarak tekrarladı: "Jim!.. Geleceğini biliyordum! Geleceğini biliyordum!"

Sait Faik Abasıyanık ve 40 arkadaşı neden sürgün edilmiştir?

Engelli askerin ağlatan hikayesi nasıldır?

Kaç farklı deli vardır?

Haydan gelen Huya giderdeki 'Hay' ve 'Hu' ne demektir?

Bİ'SORU DAHA?