Osmanlı döneminden gelenek ve görenekleri anlatan, esnaf yardımlaşmasının ne boyutta olduğunu gösteren bir olay... İlk satışa siftah denir diyelim ve bakkalın siftah hikayesine geçelim...

Mustafa Kemal Atatürk ile yaşanan tarihi bir hikaye... Çoban Mustafa hayatını değiştiren Mustafa Kemal ile yaşadığı anısını ve sonrasını anlatıyor...

Yıl 1919. İstanbul İngilizler’in işgali altında. Liseyi yeni bitiren güzel kız mesleğinin avukatlık olduğunu söyleyen bir avukatla nişanlanır ancak sonra dedikodular çıkar iş bozulur... İşte o hikaye...

Barış Manço’nun söylediği “Yaz tahtaya bir daha… Sarı çizmeli Mehmet Ağa bir gün öder hesabı” sözleriyle aklımızda kalan şarkıdır… Hikayesine bakalım...

Çoban köyün hayvanlarını otlatırmış. Bir gün hayvanların başındayken canı sıkılmış ve aklına bir fikir gelmiş. Köylüyü ayağa kaldıran bir fikir... İşte devamı...

Bir hizmetlinin boynunda bir sopa ve uçlarında iki kova. Her gün su taşıyor. Ve kovalardan birisi çatlak! Yol boyunca dökülüyor. Çatlak kovanın hikayesi...

Hepsi okumuş, mevki makam sahibi olmuş insanlar! Eski hocalarını ziyarete giderler, dertleşirler... Stres ve hayatın zorlukları ortak noktadır. İşte sonrası..

Kayseri’de genç bir çoban… Ağa parasını vermez o da bu duruma sitem ederek eşkıyalığa başlar ve bakın sonrasında neler olur neler? Efsane bir hikaye...

Bilim insanı Albert Einstein bir gün trene biner ve kontrol sırasında biletini bulamaz. Kontrolör Einstein'ın yanına yaklaşır ve bir şeyler söyler... İşte o hikaye...

Show more post