Her sabah yaşlı adam huzur evinde kalan Alzheimer hastası eşinin yanına gidip kahvaltı yapar. Ancak bir sabah kaza geçirir. İşte o hikaye...

Yaşlı adam her sabah olduğu gibi yine bir bir sabah erken saatte eşinin kaldığı huzur evine doğru gitmektedir.
Sokakta yürürken bir bisikletli ona çarpar.
Yaşlı adam hafif yaralanır.
Etraftakiler yardım edip, onu hemen hastaneye götürür.

"Geç kalmamalıyım"

Hemşireler 'röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söyler.
Yaşlı adam biraz huzursuz olur; acelesi olduğunu ve röntgen istemediğini söyler. Görevliler merakla acelesinin nedenini sorar.
Yaşlı adam "Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah saat 09:00’da birlikte kahvaltı etmeye gidiyorum, gecikmek istemiyorum" der.

Yaşlı adamın şaşırtan cevabı

Bunun üzerine hemşireler "Eşinize haber verir, gecikeceğinizi söyleriz" önerisinde bulunurlar.
Yaşlı adam üzgün bir ifade ile "Ne yazık ki karım Alzheimer hastası ve hiç bir şey hatırlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" cevabını verir.
Hemşireler hayretle "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor, neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz? Biraz gecikseniz ne olur ki?" diye sorar.
Adam buruk bir sesle "Evet, o beni tanımıyor ama ben onun kim olduğunu hala biliyorum" der.

Bi'SORU DAHA?

Senden entelektüel olmaz hikayesi nasıldır?

Bir öğrenci ve hocası ile arasında geçen entelektüel olma hikayesi ve sonucu nasıldır? Çalışkan öğrenci neden entelektüel olamaz-mış?

'Bakış açısı farkı' nedir?

Tanımlama yapmaktan ziyade bilinen (özellikle hiç duymayanlar için) bir hikayeyi anlatalım, zaten tanımlanmış olacaktır... Bakış açısı farkı nedir?

Fransız berduşun Yaşar Kemal’le ilgili şoke eden cümlesi nedir?

Zülfü Livaneli, sadece Türk edebiyatının değil dünya edebiyatının önemli değeri Yaşar Kemal’le ilgili bir anısını anlatıyor... Olay Fransa'da...

Şamar oğlanının çıkış hikayesi nasıldır?

Faturanın haksız yere çıkarıldığı ve durup dururken dayak yiyenleri ifade etmek için kullanılan “şamar oğlanı” sözünün çıkış hikayesi çok eskilere...