1951 yılında Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nde Yaşar Kemal'in başına gelen olay nedir? Yaşar Kemal neden İstanbul'a gitmiştir?

İnsan hayatında öyle anlar ve uyarılar vardır ki bu tamamen yaşamınızın değişmesine sebep olabilir. En zorlu döneminizde birisinin el uzatması veya tavsiyesi sizi çok farklı noktalara götürebilir...

Van doğumlu olan çocukluğu Osmaniye'de, Çukurova'da geçen Yaşar Kemal'in yaşadığı zorlukları biliyoruz... Ancak birazdan anlatacağımız hikaye kariyeri açısından dönüm noktalarından birisi...

Ceza baskısı

1951 yılında Yaşar Kemal'e Kozan Ağır Ceza Mahkemesi'nde, aldığı bir cezadan beraat haberi gelir.
Mahkemeden çıkarken mübaşir, "başkan seni istiyor" der.
Yaşar Kemal odaya girdiğinde başkan onu ayakta bekliyordur.
"Oturun" der önce ve devam eder:

"Git arzuhalcilik yap"

“Ben biraz okur-yazar bir adamım. 'Sizi mahkum edeyim' diye çok baskı yapıldı bana. Siz Çukurova’da kalmayın, hemen İstanbul’a gidin. Orada Yeni Caminin arkasında arzuhalcilik yapar, hayatınızı kazanabilirsiniz. Sizi burada öldürecekler, yazık olacak öldürülürseniz. Sizin ‘Bebek’ hikayenizi karım da okudu, edebiyattan iyi anlar, merakından sizi görmeye mahkemeye kadar geldi. Ben de dilinize, ustalığınıza hayran kaldım, buralarda durmayacağınıza bana söz verin.”
Yaşar Kemal başkana gideceğine dair söz verir ve teşekkür ederek çıkar. İstanbul’a gelir ve arzuhalcilik yapmaya başlar.

Bi'SORU DAHA?

Kaz göndersem yolar mısın? sözünün hikayesi nasıldır?

Padişah ile vatandaş arasında geçen ve başvezirin kellesine mal olacak hikaye nasıldır? Padişahın soruları ve cevap anahtarı nedir?

İki kardeşin tahıl paylaşma hikayesi nasıldır?

Aynı çiftlikte yaşayan evli 5 çocuklu bir kardeş ile bekar kardeşin ürünleri paylaşma hikayesi nasıldır? İki kardeşin birbirinden habersiz gece...

Çocuğun duası ve balık tutma hikayesi nasıldır?

Baba ile oğlunun balık tutma hikayesi ve çocuğun duası... Çocuk, oltaya balık takılıp takılmadığını nereden biliyor? İşte cevabı...

Mevlana'nın öğrencisine anlattığı dört kapı hikayesi nasıldır?

Bir öğrenci, Mevlana'ya dört kapı meselesini anlamadığını ve tekrar anlatmasını ister. Mevlana da ondan karşı medresedeki dört kişiye tokat atıp...