13 Mart 1992'deki Erzincan depremi sonrasında devlet bürokrasisinin ezberlerini bozan gerçek bir hikaye... Muhtar, valilik ve iş bitirici Recep...

Gümüşhaneli muhtarın kızının evi Erzincan depreminde yıkılınca, muhtar devletin deprem mağdurlarına vereceği evi almak için Erzincan'a kızının yanına gider.

Kızını alır, valilik binasına çıkarlar. Öğlen arası olduğu için ellerinde evraklar beklemeye başlarlar.
Bu arada kot pantolonlu, yakası açık gömlekli biri gelir.
- "Amca buyur" der.
Muhtar derdini anlatır. Kot pantolonlu adam evrakları alır bir odaya gider, bir kaşe basar, diğer odaya gider başka bir evrak alır, doldurur, deftere kaydeder.
En son kapısında “Valilik” yazan odaya girip çekmeceden bir mühür alarak kağıtlara mührü basar ve muhtardan da imzalamasını ister.
Muhtar, biraz da çekinerek:
- Yeğenim çok sağol ama vali bey sana kızmasın.
- Yok amca kızmaz.
- Sağ ol yavrum, adın nedir senin?
- Recep benim adım amca.
- Yoksa sen vali Recep Yazıcıoğlu musun?
- He ya...

GÜZEL İNSANA SEVGİ VE SAYGILARIMIZLA...

Bi'SORU DAHA?

Hayatın anlamı nedir?

Aldığı cevaplardan memnun olmayan adam, dağdaki bilgeye gider. Bilge eline bir çay kaşığı verir ve üzerine de zeytinyağı koyar... İşte hayatın...

Amerikalı mühendis ve eşek hikayesi nasıldır?

Türk insanının 1950’li yıllarda yolla ilgili çalışmasında eşek nasıl kullanılmıştır? Amerikalı mühendisleri şaşkına uğratan olay ve cevap nedir?

Psikoloji ve hukuk öğrencisinin şaşırtan diyaloğu nasıldır?

Genç, kızın yanına yaklaştı ve sordu; Yanınıza oturabilir miyim. Cevap: Gecemi sizinle berbat etmek istemem... Psikoloji ve hukuk öğrencisinin...

Hasan Ali Yücel'in dilinin tutulma hikayesi nasıldır?

Hasan Ali Yücel'in çocukluğunda başına gelen nedir? Annesi dilinin açılması için neler yapmıştır? Hasan Ali Yücel kendi kendine ne öğrenmiştir?