Bir derviş ve zalim bey sabah karşılaşır. Zalim Bey dervişi uğursuzlukla suçlarken derviş öyle bir cevap verir ki...

Dervişin biri büyük bir köşkün önünden geçerken o sırada evin av meraklısı ve zalim olan beyi, yardımcıları ile ava gitmek için kapıdan çıkmaktadır. Dervişle selamlaşırlar. 

Ava gidip eli boş döner

Ne gariptir ki o gün hiçbir şey vuramadan eve dönerler.
Bey çok sinirlidir:
- "Sabah ava giderken karşılaştığımız o dervişi bulun çabuk! Onun yüzünden işlerim ters gitti. Uğursuzu getirin bana!"
Yardımcıları hemen dervişi bulup beyin huzuruna çıkarırlar.
Bey kükrer:
- "Bre uğursuz adam! Senin yüzünden elimiz boş geldik! Hiçbir şey vuramadık! Tiz vurun kellesini!"

Kim uğursuz?

Derviş, beye şöyle der:
- "Beyim sabah selamlaştık. Siz hiçbir şey vuramadınız. Ben ise kellemi kaybediyorum. Siz söyleyin, hangimiz daha uğursuzuz?"

Bi'SORU DAHA?

'Bakış açısı farkı' nedir?

Tanımlama yapmaktan ziyade bilinen (özellikle hiç duymayanlar için) bir hikayeyi anlatalım, zaten tanımlanmış olacaktır... Bakış açısı farkı nedir?

İğneci Baba ve Serçoban hikayesi nasıldır?

İki evliya olan İğneci Baba ile Serçoban'ın Amasya'daki buluşmasında neler olmuştur? İğneci Baba, Serçoban'a ne demiştir?

Ferrari'sini yıkayan Ömer'in hikayesi nasıldır?

Yıkamacıda haftalık ücretle çalışan işçi Ömer'in Ferrari'yi yıkama hikayesi ve sonrasındaki şaşkınlığı nedir? O Ferrari kime aittir?

Sen de mi Brütüs’ün hikayesi nasıldır?

Sen de mi Brütüs sözü nasıl çıkmıştır? Sen de mi Brütüs sözünü kim söylemiştir? Sen de mi Brütüs sözüyle anlatılmak istenen nedir?