Bilgeliğiyle meşhur tacir gemisinin battığı haberini alır ve gülümser, sonra batan geminin kendisine ait olmadığını öğrenir ve yine gülümser. İşte sebebi...

İnsanın iç sesiyle ilgili bir hikaye...
Bilgeliğiyle meşhur aynı zamanda tacirlik yapan bir öğretmen vardı.

Bir gün talebelerine ders verirken, bir adam yanına gelip kötü bir haber verdi:
“Haber aldık ki, senin mallarını taşıyan gemi batmış! Hiçbir mal kurtulamamış.”
Bilge bir an dersi kesti. Etrafındaki talebeler onun dudaklarında küçük bir gülümsemenin belirdiğini fark etti. Sonra, hiçbir şey olmamış gibi dersine kaldığı yerden devam etti.

Müjdeyi verirler ama...

Bir hafta kadar sonra, bilge yine talebeleriyle birlikte dersteyken, aynı adam bu defa “Müjde” dedi ve devam etti:
“Gözün aydın! O gemi senin mallarını taşıyan gemi değilmiş. Senin malların sapasağlam limana ulaştı.”
Bilge yine bir-iki saniye durdu, talebeleri onun yüzünde yine küçücük bir gülümsemenin parladığını fark ettiler. Önceki gibi, yine hiçbir şey söylemeden dersine devam etti.

Öğrencilerin sorusu...

Öğrencileri birbirine zıt iki durumda da aynı tepkiyi veren hocalarına dayanamayıp şu soruyu sordular:
“Geminizin battığı haberinde de, batmayıp limana ulaştığı haberinde de gülümsediniz, neden?”
Bilge şöyle cevap verdi:
“Geminin battığı, mallarımın denize döküldüğü haberini aldığımda, kalbimi yokladım. Gelip geçici olan ve mezarın ötesinde bana arkadaşlık etmeyecek dünya malını kaybetmekten dolayı içten içe üzülüyor muyum diye kendime baktım. Kalbimde küçücük de olsa bir üzüntü görmeyince sevindim ve şükrettim.
Geminin aslında batmadığı ve sağ salim geri döndüğü haberi karşısında, bu defa, dünya malını kazanmaktan dolayı seviniyor muyum diye kalbime baktım. O malı geri kazanmaktan dolayı sevinç ve mutluluk görmediğim için yine sevindim ve şükrettim.”

Bi'SORU DAHA?

Yaşar Kemal, Akdamar Kilisesi’nin yıkımını nasıl önlemiştir?

Yaşar Kemal, Van'daki Akdamar Kilisesi'nin yıkım ve kurtuluş hikayesini anlatıyor? İşte "Akdamar Kilisesi’nin kurtuluş günü 25 Haziran 1951 günüdür" dediği o...

Yılmaz Güney'in şeftali çekirdeği hikayesi nasıldır?

"Çirkin Kral" lakaplı Yılmaz Güney’in “Oğluma Hikayeler” yazılarındaki "Şeftali çekirdeğine inan, kendi gücüne güven” özetinin çıktığı olay şöyledir…

İğneci Baba ve Serçoban hikayesi nasıldır?

İki evliya olan İğneci Baba ile Serçoban'ın Amasya'daki buluşmasında neler olmuştur? İğneci Baba, Serçoban'a ne demiştir?

Çanakkale Savaşı'na katılan Ahmet Rıfkı'nın bakkala borcu ne olmuştur?

Öğrenciler bir gün öğretmenin selamını almaz ve “Hocam eli ayağı tutan herkes Çanakkale’ye gönüllü gitti ama siz hala buradasınız” derler...