Çocukluk dönemimizin akıllara kazınan, duvarlardan eksik olmayan fotoğrafıdır “Sus Hemşire” veya "Bayan Sus..." Peki ya hikayesi…

Hastane, sağlık ocağı, dispanserlerde karşımıza çıkardı “Sus” işareti yapan hemşire… Başında kepiyle gördüğümüz ve hemşire olarak düşündüğümüz kişi gerçekten hemşire mi? Hayır değil… Fotoğraftaki o kadın dönemin mankeni Dilek Tunca’dır. Ot dergisinde kendisiyle yapılan bir röportaj vesilesiyle ekranlara çıkan Tunca olayı anlatır...

Bir ilaç firması 1976 yılının yazında hastanelere bir “sus pankartı” yaptırmak ister.

“Bir tek hastanelere koyacağız, sus işareti yapın” denir ve “bayan sus” için ajansta bir sürü poz çekilir. Hemşire kıyafeti ise Haseki Hastanesi’nin başhemşiresinden ödünç alınır.

Ve sonrasında o fotoğraf birçok yerde karşımıza çıktı, kalıcı hale geldi...

Bi'SORU DAHA?

Çiçekle suyun aşk hikayesi nasıldır?

Bir tarafta çiçek. Diğer tarafta su. Karşılaşma, arkadaşlık, aşk, sevgi ve acı son. İşte çiçekle suyun hikayesi...

Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde sobayı yakan amca kim?

1947 mezunu öğretmen Mehmet Şener, Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde yaşanan ve kendisini çok etkileyen "Bu amca kim?" anısını anlatır...

İki kardeşin tahıl paylaşma hikayesi nasıldır?

Aynı çiftlikte yaşayan evli 5 çocuklu bir kardeş ile bekar kardeşin ürünleri paylaşma hikayesi nasıldır? İki kardeşin birbirinden habersiz gece...

Kanuni ile karıncanın hikayesi nasıldır?

Kanuni Sultan Süleyman, saraydaki bir ağaca karıncaların zarar verdiğini görür ve çözüm aramaya başlar... İşte Kanuni ile karıncanın hikayesi...