Çocukluk dönemimizin akıllara kazınan, duvarlardan eksik olmayan fotoğrafıdır “Sus Hemşire” veya "Bayan Sus..." Peki ya hikayesi…

Hastane, sağlık ocağı, dispanserlerde karşımıza çıkardı “Sus” işareti yapan hemşire… Başında kepiyle gördüğümüz ve hemşire olarak düşündüğümüz kişi gerçekten hemşire mi? Hayır değil… Fotoğraftaki o kadın dönemin mankeni Dilek Tunca’dır. Ot dergisinde kendisiyle yapılan bir röportaj vesilesiyle ekranlara çıkan Tunca olayı anlatır...

Bir ilaç firması 1976 yılının yazında hastanelere bir “sus pankartı” yaptırmak ister.

“Bir tek hastanelere koyacağız, sus işareti yapın” denir ve “bayan sus” için ajansta bir sürü poz çekilir. Hemşire kıyafeti ise Haseki Hastanesi’nin başhemşiresinden ödünç alınır.

Ve sonrasında o fotoğraf birçok yerde karşımıza çıktı, kalıcı hale geldi...

Bi'SORU DAHA?

Karınca ve aslanın hikayesi nasıldır?

Karınca üzerinde bir yönetici olmadan çok iyi çalışır ve işini yapar. Üzerine bir yönetici gelir yeni düzenlemeler ve yeni bölümler oluşturulur....

Eşek, inek ve beygirin hikayesi nasıldır?

Üç hayvan anlaşırlar. Herkes bir yere gidecek, insanların ne yaptıklarına bakacaklar ve 3 yıl sonra tekrar buluşacaklardır. İşte eşek, inek ve...

Yirmi beş kuruşun hikayesi nasıldır?

Balıkesir'e bağlı bir ilçe olan Havran'da askerler için yaşanan seferberlik ve yaşlı ninenin duygulandıran özverisi... Tarihi bir hikaye...

Köylü yaşlı kadın Atatürk'ü neden ağlatmıştır?

Atatürk, Sabiha Gökçen ile çiftliğe giderken yolda yaşlı bir kadın görür. Ve atından inip onunla konuşmaya başlar. İşte Atatürk ile vefalı Türk...