Faturanın haksız yere çıkarıldığı ve durup dururken dayak yiyenleri ifade etmek için kullanılan “şamar oğlanı” sözünün çıkış hikayesi çok eskilere dayanır...

Toplum içindeki sınıf ayrımı sonucu ortaya çıkan bir durumun getirisidir şamar oğlanı... Bireysel bir sonuçtur ama çıkış hikayesinden toplumsal bir durum söz konusudur.
16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hakimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılır. Soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görür ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınır.
Saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almalarına izin verilmez. En iyi hoca ve alimler, saray, şato ve konaklara çocukların ayağına getirilir.
O dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındır ve tabii ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildir.

Peki dayağı kim yiyecek?

İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulundurulur. Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yer.
Ve ne garip ve acımasızlıktır ki derse katılan bu halk çocuğunun birşeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilir ya da bu iş için sağır edilir.

Bi'SORU DAHA?

Atatürk'ü duygulandıran iki kardeşin hikayesi nasıldır?

Ayşe ve İsmet, okul dönüşü Atatürk'ü görmek için köşkün etrafında dolaşır. Bir gün Atatürk'le karşılaşırlar ve sohbet ederler. İşte o diyaloglar...

Sözde sevgi ile gerçek sevgi arasındaki fark nedir?

Bir derviş yemek sofrasında... Sevginin sadece sözünü edenlerle sevgiyi yaşayanlar arasında farkı bakın uygulamalı olarak nasıl anlatıyor? Buyrun...

Kazayla sevgisini ifade eden babanın hikayesi nasıldır?

Sabah gergin kalkan ve deyim yerindeyse evde terör estiren babanın evden apar topar çıkması ve sonra geri dönmesini anlatan derslik bir hikaye...

En iyi buğday yarışmasını kazanan çiftçinin sırrı nedir?

Rekabetin içinde paylaşmanın önemini anlatan bir hikaye en iyi buğday yarışması... İşte birinci olan çiftçinin hayata ve üretime bakış açısı...