Çırak, kalfalığı sonrası usta olmadan dükkan açar… Ancak yaptığı her işte sıkıntılar çıkmaya başlar… Ustasına gider ve işin "püf noktasını” öğrenir…

Çırak, kalfalığı sonrası usta olmadan dükkan açar… Ancak yaptığı her işte sıkıntılar çıkmaya başlar… Ustasına gider ve işin "püf noktasını” öğrenir…

Zamanında testi ve çanak çömlek imal eden kasabada ustanın yanında bir çırak çalışır... O çırak kalfa olmasının ardından ustasının henüz izni olmadan ayrılmaya ve kendi dükkanını açmaya karar verir...
Oysa ustası onu uyarır ve “Sen daha bu işin püf noktasını bilmiyorsun” der.
Ancak kalfa ustayı dinlemez ve kendi işine koyulur...
Küpler, vazolar, testiler, sürahiler yapılır... Ancak bir süre sonra el emeği ürünlerinin çatlamaya ve kırılmaya başladığını görür.
Ustasına gider ve durumu anlatır...
Usta da; “Sana demedim mi evladım,sen bu işin püf noktasını henüz öğrenmedin... Haydi geç bakalım tezgâhın başına da bir testi çıkar” der.
Eski çırak merdaneyi döndürür çamura şekil vermeye başlar.
Usta önünde dönen çanağa arada sırada “PÜF!” diye üfler, hava kabarcıklarını patlatır.
Ve bunun nedenini açıklar: O küçük hava kabarcıkları yok olmalı ki testi ileride çatlayıp kırılmamalı...
Böylece kalfa işin PÜF NOKTASINI öğrenir.