Ney ustası Neyzen Tevfik’in ilginç, güldüren ve düşündüren anılarından seçmeler... Neyzen Tevfik'in Azrail'e makbuz hikayesi nedir?

Onun tam adı Tevfik Kolaylı. Ancak Tevfik Kolaylı dendiğinde onu tanıyan ve bilen pek çıkmaz. Ancak Neyzen Tevfik dendiğinde hemen hemen tanımayan yoktur. Ney çalmadaki ve şiir okumada ustalığı ile sözünü esirgemezliği ile bilinir. Ve o kadar zekidir ki cevapları da hazırdır.

İşte Neyzen Tevfik’ten anılar

Meyhane yemini

Neyzen Tevfik meyhanenin birine atla gider. Arkadaşları içmektedir. Arkadaşları Neyzen Tevfik’in attan inmesini ister. Neyzen direnir ve inmez.

Neyzen Tevfik:

- Bana bir kadeh verin!

Verirler. Bir tane daha... Bir tane daha.

Arkadaşları diretir:

- Yahu in şu attan, rahatça içelim.

Neyzen Tevfik:

- Hayır inmem...

Arkadaşları:

- Neden?

Neyzen Tevfik:

- Meyhaneye ayak basmayacağım diye, yemin etmiştim.

(Kuaför ve araştırmacı Mestan Şakrak anlatıyor)

Atmaca ve rızkı

Neyzen, bir grup dostu ile Çamlıca'dan Kadıköy'e gelmektedir. Yolda bir atmacanın bir serçeyi kovaladığını görenler hemen serçenin yardımına koşarlar. Ancak Neyzen kaşlarını çatar ve müdahalede bulunur.

Neyzen Tevfik:

- Bu zavallı atmaca rızkını arıyor. Siz dün akşam kuzu eti, balık ve bıldırcın eti yemediniz mi? Neden o zaman merhamet damarlarınız kabarmadı da şimdi şu rızkının peşinde koşan atmacaya düşman kesildiniz?

Atatürk, Neyzen ve hiç!

Atatürk, Neyzen Tevfik'e:

- Gel seni memur yapalım. 

Neyzen sorar Atatürk'e:

- Ben memur olursam ne olacağım.

Atatürk cevap verir:

-Hiiiç!

Neyzen:

- Paşam be... Elini ayağını öpeyim, ben zaten şimdiden bir hiçim.

Azrailden makbuz

İstanbul Belediye Konservatuvarı, Vali ve Belediye Başkanı Muhittin Üstündağ'ın buyruğu ile Neyzen'i kadrosunda gösterir. Neyzen Tevfik ayda bir maaşını almak üzere konservatuvara uğrar. Konservatuvar muhasebecisi her ay kimlik sorarak, belge isteyerek Neyzen'i bezdirir.

Neyzen, Muhittin Üstündağ ile karşılaştığında sorar:

- Beyefendi, ben kılık kıyafetimle, yüzümle, halim tavrımla başka birisine benzer miyim?

Üstündağ:

- Yooo.

Neyzen:

- Ama sizin konservatuvar muhasebeciniz ne zaman gitsem kimliğimi soruyor. Kanıtlamamı istiyor. Kırtasiyeciliğe bu derece düşkünlüğü onu ölümden kurtaracak gerçi...”

Üstündağ:

- Nasıl?

Neyzen:

- Azrail karşısına gelince, önce kimliğini soracak. Sonra da makbuz isteyecek. Azrail böyle şeylerden anlamadığı için, çekip gitmek zorunda kalacak.

Bi'SORU DAHA?

Rosa Parks’ın otobüs hikayesi nasıldır?

ABD'de yaşanan Rosa Parks'ın otobüs hikayesi siyahlar ile beyazlar arasındaki ayrımcılığa, çifte standarda başkaldırıdır...

Atatürk'ü duygulandıran iki kardeşin hikayesi nasıldır?

Ayşe ve İsmet, okul dönüşü Atatürk'ü görmek için köşkün etrafında dolaşır. Bir gün Atatürk'le karşılaşırlar ve sohbet ederler. İşte o diyaloglar...

Köylü yaşlı kadın Atatürk'ü neden ağlatmıştır?

Atatürk, Sabiha Gökçen ile çiftliğe giderken yolda yaşlı bir kadın görür. Ve atından inip onunla konuşmaya başlar. İşte Atatürk ile vefalı Türk...

1 Nisan şakasının hikayesi nasıldır?

1 Nisan’da arkadaşımız, dostumuz, mesai arkadaşımız veya bazı kurumlar inanılması güç olaylar anlatır? Sonra da hatırlatır: 1 NİSAN...