Bir miras hikayesi! Mallar çocuklar arasında paylaşılır ama sıra 19 ata geldiğinde içinden çıkılamaz. Bir bilene sorulur... Ve bakın nasıl bir çözüm bulunur?

Zengin bir köy ağası vefat eder. Vasiyeti açılır.
Mallarının yarısını(1/2) büyük oğluna, dörtte birini(1/4) ortanca oğluna ve beşte birini(1/5) küçük oğluna bırakır.
Bütün mallar paylaşılır ancak ortada 19 tane de at vardır.
19'u ne ikiye, ne dörde, ne de beşe bölmek mümkündür.

Sorun nasıl çözülür?

Köyün en akıllı adamına gidip danışırlar.
Adam da onlara yardımcı olabileceğini söyler.
Der ki: "Benim de bir atım var. Alın bunu size veriyorum. Oldu mu 20 at? Yarısını sen al bakalım (10). Dörtte birini de (5) ortanca kardeşin alsın. Beşte birini de (4) en küçüğünüze verelim. On, beş daha onbeş. Dört daha ondokuz. Verin bakalım şu bizim geriye kalan düldülü..."

Bi'SORU DAHA?

Dicle Köy Enstitüsü'nün ışıklandırılma hikayesi nasıldır?

Para yok, imkan yok ama Diyarbakır'daki okulun ışıklandırılması gerekiyor. İsmail Hakkı Tonguç sıkıntısını Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde dile...

Köy Enstitüsü öğrencilerinin soğukla mücadelesi nasıl olmuştur?

Köy Enstitüsü mezunu olan Talip Apaydın dondurucu soğukta yaşadıkları bir anıyı ve o güç şartlardaki çalışmalarını anlatıyor. İşte yüreklere hitap...

İstanbul'da ilk dolmuş seferi nasıl başladı?

"Arkayı beşleyelim, para üstü almayan var mı?" gibi söylemlerin kulağımızda yer ettiği koşuşturmanın bir parçasıdır dolmuşlar... Peki İstanbul'da...

Milli Eğitim Bakanı, Atatürk’ü nasıl şaşırtmıştır?

Mustafa Kemal Atatürk fakir ve kimsesiz iki öğrenci gönderir ve onların parasız yatılı okula kaydedilmesini ister. Ancak bakan bakın ne yapar?