Hızlı düşünmenin, çabuk çözüm üretmenin ve zekanın farkını gösteren bir hayatta kalma hikayesi... Safari, minik köpek, leopar ve maymunun hikayesi...

Adamın biri Afrika'da safariye çıkar ve yanında da minik köpeği vardır. Köpek bir gün ormanda dolaşırken kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu anlar.

Ne yapacağını düşünürken bir de bakar leopar geliyor... Başının dertte olduğunu anlar ve yere bakınırken kemik parçaları görür.
Arkasını leoparın olduğu yöne döner ve kepik parçalarını kemirmeye başlar.

Leopar saldırmaya hazırlanırken köpek kendi kendine konuşur;
"Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?"
Leopar bunu duyar ve hemen ağaca tırmanır.

"Tam zamanında kurtuldum yoksa bu köpeğe yem olacaktım" derken ağacın üstündeki maymun olanları izlemektedir.
Leopardan kurtulabileceğini düşünerek ona olanları anlatır.

Leopar köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiştir ve maymuna "Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım" der.

Köpek leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark eder.
"Şimdi ne yapacağım!" diye düşünürken hiç kaçmaz ve bekler.
Yine arkasını leoparın geldiği yöne döner ve kemikleri kemirmeye devam eder.
Tam leopar saldıracakken kendi kendine;
"Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok" der.

Bi'SORU DAHA?

Santana'nın İstanbul'da boyacı çocuklarla hikayesi nasıldır?

Dünyanın sayılı gitar virtüözlerinden olan Carlos Santana'nın İstanbul konseri öncesinde ve konser sırasında başına gelenler nelerdir? Boyacı...

Asparagas kelimesinin çıkış hikayesi nasıldır?

Asparagas ne demektir? Asparagas sözünün çıkış hikayesi nasıldır? Bazı haberlere asparagas denmesinin sebebi nedir? İşte asparagas sözünün çıkış...

Sürekli tabut taşıyan avukatın hikayesi nasıldır?

Yıl 1919. İstanbul İngilizler’in işgali altında. Liseyi yeni bitiren güzel kız mesleğinin avukatlık olduğunu söyleyen bir avukatla nişanlanır ancak...

Mahkumlar depremde neden serbest bırakılmıştır?

Acı ve hüzün dolu bir hikaye... Yıl 1939... Yer Erzincan... 27 Mart’ın ilk saatleri... Gece 2 sıraları... 7.9 büyüklüğünde deprem ve 32 bin ölü...