Çanakkale Savaşı’nda binlerce insanımız şehit oldu. Binlerce insanımızın hikayesi ve anısı vardı… İşte komutanları da ağlatan o hikayelerden birisi…

- Adın ne senin evladım?
- Ali...
- Nerelisin?
- Tokat Zilede'nim...
- Peki evladım bu kafanın hali ne?
- Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım...
- Neden?
- Bilmiyorum komutanım...
- Peki gidebilirsin Kınalı Ali...
O günden sonra herkes ona “Kınalı Ali” der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır.

Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur arkadaşlarından yardım ister ve hep beraber başlarlar yazmaya. Ali söyler arkadaşları yazar:
"Sevgili anne babacım ellerinizden öperim ben burada çok iyiyim beni merak etmeyin..."
Kız kardeşini kendinden bir küçük erkek kardeşini sorar köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır. Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına not düşer: (Ali'nin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır) "Anacığım kafama kına yaktın burada komutanlarım ve arkadaşlarım benle hep dalga geçtiler sakın kardeşim Ahmet'e de yakma onla da dalga geçmesinler ellerinden öptüm..."

Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu'ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşerler. Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış, onların sayıları da epey azalır, Gelibolu düşmek üzeredir.
Kınalı Ali'nin komutanı da olayı görüp yerinde duramaz. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildir. Onlar yeni gelmiştir. Komutanların bu düşünceli halini gören ve durumun vehametini bilen Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gönderdiğini bile bile çaresiz gönderir.
Kınalı Ali'nin bölüğünden kimse sağ kalmaz hepsi şehit olmuştur. Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun yanıtı gelir.
Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. 

Ali'nin babası anlatır:
"Oğlum Ali nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öperim selam ederim. Öküzü sattık paranın yarısını sana, yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakın bizi merak etmeyin bizi düşünmeyin" der, köyü, akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir.
"Ali ananın da sana diyeceği bir şey var..."
"Oğlum Ali, yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler kardeşime de yakma demişsin. Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle seninle dalga geçmesinler. Biz de üç şeye kına yakarlar:
1- Gelinlik kıza; gitsin ailesine, çocuklarına kurban olsun diye...
2- Kurbanlik koça; ALLAH'a kurban olsun diye...
3- Askere giden yiğitlerimize; vatana kurban olsunlar diye...
Gözlerinden öper selam ederim. ALLAH'a emanet olun..."
Mektubu okuyan Ali'nin komutanı ve diğerleri hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar...

(NOT: Mektubun aslı Çanakkale Müzesi'nde sergilenmektedir.).

Bi'SORU DAHA?

‘Pozitif’ bahçıvanın hikayesi nasıldır?

Etkileyici bir hikaye... Pozitif bahçıvanın ev sahibi ile arasında geçen diyalog. Ev sahibi seyahate çıkar ve bir gün bahçıvana telefon açar... İşte...

Senden entelektüel olmaz hikayesi nasıldır?

Bir öğrenci ve hocası ile arasında geçen entelektüel olma hikayesi ve sonucu nasıldır? Çalışkan öğrenci neden entelektüel olamaz-mış?

Tacirin hem kötü hem iyi habere gülme sebebi nedir?

Bilgeliğiyle meşhur tacir, gemisinin battığı haberini alır ve gülümser, sonra batan geminin kendisine ait olmadığını öğrenir ve yine gülümser. İşte...

Kaçak mahkumun trende ölü bulunma hikayesi nasıldır?

İnsan psikolojisinin, çevre faktörünün ve şartlanmışlığın güzel bir örneği! Yaşam yolculuğu ve psikolojik faktörlere bağlı bir son...

Uçak personeline ödül kazandıran insanlık davranışı nedir?

Uçakta yer konusunda kriz çıkar. Pilot ve hostes sakin bir şekilde olaya müdahale eder ve çözüm bulur. İşte ödüllük o hikaye...

Ne ekersen onu biçersin dersi nasıldır?

Bilge ve çırağı dağlık bir bölgede yürürken çocuk düşer ve "Ah" diye bağırır. Dağdan "Ah" sesi gelir. İşte ne ekersen onu biçersin sonucunun çıktığı o hikaye...

Emekli adam gürültü yapan çocukları nasıl susturur?

Okuldan çıkan çocuklar bağırıp çağırarak çöp bidonunu tekmeler çevreyi rahatsız eder. Bakın emekli adam nasıl bir yöntem izler?

Kurabiye hırsızısın hikayesi nasıldır?

İnsan algısını ve öngargısını anlatan Valerie COX'un bir hikayesi! Havaalanında iki yolcunun kurabiye paylaşımını (!) ve bakışını anlatıyor...