İki ormancıdan birisi durup dinlenmeden daha fazla zaman harcayarak ağaç keser, diğeri ise ağaç kesimine daha az zaman ayırır. Bir hafta sonra sonuca bakılır ve şaşırılır. İşte hikayesi...

Çok çalışmak mı, aklı kullanarak verimli ve planlı çalışmak mı? İşte bu soruların cevabını veren bir hikaye...
Bir ormanda iki ormancı ağaç kesmektedir.

Birinci ormancı sabah erkenden kalkar, ağaç kesmeye başlar, bir ağacı kesip hemen diğerine geçer. Gün boyunca, dinlenmek için ve öğle yemeği için kendine vakit ayırmaz. Akşamları da ormancı arkadaşından birkaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıp evine daha geç gider.
İkinci ormancı ise arada bir dinlenir ve hava kararmaya başladığında evine döner.
"Bir hafta boyunca kim daha fazla ağaç kesecek bakalım" derler.

En çok kim ağaç kesmiştir?

Bir hafta sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlarlar.
Sonuç: İkinci ormancı çok daha fazla ağaç kesmiştir.
En çok ağacı kendinin kestiğini sanan birinci ormancı çok şaşkındır.

Bu işin sırrı nedir?

Birinci ormancı;
- "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ağaç kesmeye başladım, senden daha geç evime döndüm. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Nasıl daha başarılı oldun, sırrın nedir?"
İkinci ormancı gülerek cevap verir:
- "Bir sırrım yok. Sen durup dinlenmeden çalışırken ben birkaç ağaç kestikten sonra hem dinleniyordum hem de baltamı biliyordum. Keskin baltamla, daha az çabayla, daha çok ağaç kestim."

SONUÇ: Kendimize, sevdiklerimize zaman ayırmak, kendimizi eğitmek, bilgi becerilerimizi artırmak baltamızı bilemektir. Başarılı olmak için tek yol çok çalışmak değil, yüksek bilgiye ve beceriye sahip olup verimli çalışmaktır.

Bi'SORU DAHA?

Zeytinyağlı yiyemem aman türküsünün hikayesi nasıldır?

“Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” diye başlayan türkünün tarihi bir hikayesi vardır. Zeytinyağlı yiyemem aman türküsünün...

Satranç oynamayı biliyor musunuz?

Yeni tanışan iki kişi kafede otururken satranç oynamak ister ve birisi sorar "Satranç oynamayı biliyor musun?." Karşı taraftan şaşırtıcı bir cevap...

Meçka Engin'in tuvalet hikayesi nasıldır?

İstanbul-Ankara yolculuğu sırasında mola verilir. Meçka Engin molada tuvalete gider ve yandan bir ses "Merhaba"... İşte devamı...

Üç heykel hikayesi nasıldır?

Komşu ülke hükümdarına hediye olarak gönderilen birbirinin aynısı üç heykeldeki ince fark nasıl bulunur?