Büyüyünce ne olmak istiyorsun? sorusu çocukluk dönemlerimizin klişesidir... Amca, dayı, hala, teyze, komşudan duyduğumuz ve cevap istenen sorudur... Peki ne olmak istiyorsunuz? Hiçlik makamına bir bakalım...

Gelelim hikayeye...

 

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar:
“Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
“Sen kimsin?”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasrettin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
“Daha sonra?” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:
“Hiç.”
Ve Nasrettin Hoca “Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: Hiçlik makamında!” demiş.

Bi'SORU DAHA?

Milli Eğitim Bakanı, Atatürk’ü nasıl şaşırtmıştır?

Mustafa Kemal Atatürk fakir ve kimsesiz iki öğrenci gönderir ve onların parasız yatılı okula kaydedilmesini ister. Ancak bakan bakın ne yapar?

Vietnam Savaşı’nda genç yüzbaşı komutayı nasıl sağlar?

Bir tarafta gazeteci ve ormanlık alanda kargaşa içinde savaşan askerler. Gazetecinin genç yüzbaşıya sorusu ve cevabı...

Zalim kral ile demircinin çivi hikayesi nasıldır?

Kral, demirciden sabaha kadar 1000 tane çivi yapmasını aksi takdirde asılacağını söyler. Sabaha kadar 1000 çivi çıkarmak mümkün değildir...

Kanuni ile karıncanın hikayesi nasıldır?

Kanuni Sultan Süleyman, saraydaki bir ağaca karıncaların zarar verdiğini görür ve çözüm aramaya başlar... İşte Kanuni ile karıncanın hikayesi...