Hatip Demosthenes, kürsüye çıkar ve bir şeyler anlatmak ister. Kimse dinlemez. O da eşeğin gölgesini anlatır... İşte sonuç...

Yer Atina... Önemli bir tartışma vardır ve kürsüye Demosthenes çıkar. Peki kimdir Demosthenes?

Atina’da milattan önce 384 yılında doğan tüccar bir ailenin oğludur. Aristoklardan tarafından dışlansa da babasının mal varlığı oldukça iyidir. Ancak 7 yaşında babasını kaybeder. Yaşı küçük olduğu için mirası kullanamaz ancak yetişkin hale geldiğinde de geçici vasiler mirası bitirir.
Kekeme biridir ancak Yunanistan’daki en iyi konuşmacı olma hayali ve hedefi vardır.

İlk konferansında yuhalanır

Çok genç yaşta ilk konferansını verir. Kekeme olduğu için seyirciler tarafından yuhalandığı iddia edilir. Seyircilerden birinin “Beynini değil ciğerlerini havayla doldur!” diye bağırdığı da söylenir.
Ancak Demosthenes pes etmez... Onun hedefi belli ve nettir; En iyi konuşmacı olmak.
Dışarı çıkmamak adına saçını kazıtır ve evde nutuk verebilmek için sabahlara kadar pratik yapar.
Sabah erkenden kumsala gider güneşe doğru bağırır. Amaç bir seyircinin dediği gibi ciğerlerini güçlendirmektir.
Eve geldiğinde ağzını bir avuç taşla doldurur ve dişlerinin arasına bir bıçak yerleştirir. Kekelemeden konuşabilmek için kendisini zorlar.
Ve başarır da. Siyasi ve toplumsal konuları konuşmaya başlar. Konuşmaları binlerce kişi tarafından ayakta alkışlanır hale gelir.
Bu bilgilendirmeler sonrası konumuza dönelim...

Kürsüye çıkan Demosthenes’i kimse dinlememektedir. Herkes kendi arasında konuşmaktadır.

'Bir hikaye anlatıp ineceğim'

Demosthenes: “Bir hikaye anlatıp ineceğim” der ve anlatmaya başlar:
“Uzun zaman öncey bir delikanlı Atina’dan Megara’ya gitmek için bir eşek kiralamıştı. Eşeğini kiraya veren adamın da Megara da işi vardı, beraber yola düştüler. Konuşa konuşa giderlerken öğle sıcağı bastırdı; biraz dinlenmek ve öğle yemeği yemek için bir subaşına çöktüler. Ama ortalıkta hiç gölgelik yoktu ve eşeğin sahibi yemeğini alıp eşeğinin gölgesine sığındı.
Eşeği kiralayan genç buna içerledi;
‘Sen çekil, gölgede ben oturacağım’ dedi.
Eşek sahibi itiraz etti; ‘Ben oturacağım, çünkü eşek benim.’
Delikanlı, ‘Ama ben eşeği kiraladım’ deyince, eşeğin sahibinden, ‘Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil’ cevabını aldı ve aralarında kavga çıktı.”

Demosthenes kürsüden iner yürümeye başlar.
Dinleyiciler “Sonunda ne oldu? Sonunu anlat” diye bağrışmaya başlayınca, Demostenes kürsüye döner ve şöyle der;
“Sizin için çok önemli bir konuda bir şeyler anlatmaya çalıştım, dinlemediniz! Şimdi ise eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz. Ne fikrimi söyleyeceğim, ne de eşeğin gölgesine ne olduğunu…”
Tekrar kürsüden iner ve yürür gider.

Bi'SORU DAHA?

Buddha yüzüne tüküren adama neden kızmamıştır?

İnsan davranışlarını çözümleyen derslik bir Buddha hikayesi... Öğrencilerinin yanında yüzüne tükürülen ve tepkisiz bir Buddha... Peki neden?

Köylü yaşlı kadın Atatürk'ü neden ağlatmıştır?

Mustafa Kemal Atatürk, Sabiha Gökçen ile çiftliğe giderken yolda yaşlı bir kadın görür. Ve atından inip onunla konuşmaya başlar. İşte Atatürk ile...

Atatürk'ün ağaç sevgisini gösteren anısı nasıldır?

Mustafa Kemal Atatürk, bahçe mimarı Mevlüt Baysal ile Çankaya Köşkü bahçesinde dolaşırlar... O sırada Baysal, Atatürk'ün önünü kesen ağacı kökünden...

Muzla verilen hayat dersi nasıldır?

Bir tarafta gezgin bir kişi, diğer tarafta bilge kişilik ve torbanın içindeki muzlar. İşte muzlarla verilen hayat dersi...

İki hastanın gözlem hikayesi ve şaşırtan sonucu nedir?

Aynı odada kalan iki hasta ve birisi pencere kenarında... Dışarıyı göremeyen diğerine gözlemini anlatıyor. Pencere kenarındaki ölüyor. İşte iki...

Babanın oğluna uyguladığı dostluk testi nedir?

Baba oğluna kaç dostu olduğunu sorar. Oğlu yüzlerce olduğunu söyler. Baba bunu test etmek ister. İşte sonuç...

Eşekli kütüphanecinin hikayesi nasıldır?

Düşünün eşeğin parasını devletten alıp o eşekle Dünya Klasiklerini köylülerin ayağına kadar götüren ve Amerika’da dikkat çekip ödül alan bir...

Meksikalının kum torbasıyla sınırdan geçme hikayesi nasıldır?

Meksikalı, bisikletle Amerika'dan ülkesine dönerken yanında da hep bir kum dolu torba varmış... Sınır kapısındaki görevli sürekli torbaya bakarmış...