Rekabetin içinde paylaşmanın önemini anlatan bir hikaye en iyi buğday yarışması... İşte birinci olan çiftçinin hayata ve üretime bakış açısı...

Çocukların dilindedir "Paylaşmak güzel, paylaşmak güzel" sözü... Ancak paylaşıma geldiğinde genellikle sahiplenme duygularının ortaya çıktığını ve bu kelimelerin sözde kaldığını görürsünüz...

Rekabet her geçen gün reytingi yükselen insanın içinde büyüyen bir anlayışa dönüşmektedir.
Ancak bu hikayede rekabetle beraber yaşayan paylaşımı göreceksiniz... Tezat bir durum gibi görünüyor değil mi? Hikayeye bakalım;

Buğday yarışması

Her sene düzenlenen "en iyi buğday yarışması"nı yine aynı çifti kazanır.
Yarışmayı izleyen gazeteciler, çiftçiden bu başarısının sırrını öğrenmek ister.
Çiftçi, bu sırrın kendi buğday tohumlarını komşularıyla paylaşmasında yattığını söyler.

En iyi tohumlar komşuya

Gazeteciler çok şaşırır:
- “Onlar sizin rakibiniz olarak yarışmaya katılıyorlar. Buna rağmen, ne diye tohumlarınızı onlarla paylaşıyorsunuz?”
Çiftçi cevap verir:
- “Neden olmasın? Bilmiyor musunuz!.. Rüzgâr, olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu bakımdan, komşularımın kötü buğday yetiştirmeleri demek, benim ürünümün de iyi olmaması demektir. En iyi buğdayı yetiştirmek için, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor."

ÖZET; İyi niyetli rekabet, kaliteyi ve "iyi"deki seviyeyi de yukarı taşıyor.

Bi'SORU DAHA?