Asıl yaratıcısı Rodin olan ‘Düşünen Adam’ heykelinin bir kopyasının neden Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesinde olduğunu düşündünüz mü?

Heykeltıraş Auguste Rodin’in en ünlü eseri olan ‘Düşünen Adam’ heykeli 1900’lü yıllarda yapılmıştır. Heykelin aslı Paris’teki Rodin Müzesi’nde bulunmaktadır. Pek çok ülkede kopyaları yapılan heykel Almanya, Norveç, İsrail, Kanada, İngiltere gibi farklı ülkelerde sanat müzelerinde, üniversite bahçelerinde, opera evlerinde bulunmaktadır. ‘Düşünen Adam’ heykelinin, ruh ve sinir hastalıkları hastanesi bahçesinde bulunduğu tek ülke, Türkiye’dir.  Gelelim, bu kadar önemli bir heykelin nasıl Bakırköy ve Ruh Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesine geldiğine?

1953 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Fahri Celal Göktulga, Rodin’in heykelini bir dergide görür. Heykelin bir kopyasının hastanenin bahçesine yapılması fikrini ortaya atar. Ancak hastanenin heykele ayrılacak bütçesi yoktur. Bunun üzerine o dönemde hastanede yatan heykeltıraş Kemal Künmat’a heykelin yapımı için ricada bulunulur. Künmat görevi kabul etmesiyle yakındaki ocaktan çıkarılan kaya blok, askeri birliklerin de yardımıyla yerine taşınmış.

dusunen adam heykeli

Aylarca çalışan Künmat, heykelin bitmesine az kala, “Bu kadar emek harcıyorum, paramı isterim…” demiş. Başhekim maaşının 400 lira olduğu günlerde 40 bin lira isteyen sanatçının talebi geri çevrilmiş. Bunun üzerine Künmat, heykelin elini çenesine koyduğu kolunu yapmadan bırakmış ve taburcu olup çıkmış.

6 ay boyunca kolsuz bekleyen ‘Düşünen Adam’ heykelinin kolunun yapılmasına,  psikotik depresyon tanısıyla hastaneye yatırılan Mehmet Pişdar adlı bir yüzbaşı  talip olur. Sonunda heykel Pişdar tarafından tamamlanır  ve ‘Düşünen Adam’ heykeli son halini alır. Mehmet Pişdar’ında, kol karşılığında taburcu edildiği söyleniyor.

Gazeteciler tarafından başhekim Fahri Celal Göktulga’ya,  ‘Neden bahçeye düşünen adam heykeli dikildiğini’ sorarlar. Başhekim ’in yanıtı ise şu olur;

“Hastane dışındakilerin durumu içerdekilerden daha kötü. Bu heykel onların durumu ne olacak diye düşünüyor.”

Bi'SORU DAHA?

Köy Enstitüsü öğrencilerinin soğukla mücadelesi nasıl olmuştur?

Köy Enstitüsü mezunu olan Talip Apaydın dondurucu soğukta yaşadıkları bir anıyı ve o güç şartlardaki çalışmalarını anlatıyor. İşte yüreklere hitap...

Baba ile oğlunun kuş hikayesi nasıldır?

Baba oğluna ağaçtaki kuşu gösterir ve onun ne olduğunu defalarca sorar. Oğlu bu duruma sinirlenir. Baba ise ona bir şey gösterir...

Bilge Anne’nin taşralı genci duygulandıran jesti nedir?

Bilge Anne, eğitim için Anadolu’dan gelen ve İstanbul’da kalan taşralı gence nasıl bir jestte bulunmuştur?

Neyzen Tevfik’in Fahrettin Kerim şişesi hikayesi nasıldır?

Neyzen Tevfik, neydeki ustalığını nasıl gösterir? Fahrettin Kerim şişesi ne demektir? Meyhanede Neyzen Tevfik’e kafa tutan gence ne olur?