Bir derviş tıraş olurken kabadayı birisi gelir ve ona tokat atıp yerinden kaldırır. Derviş sabırla bekler ve bakın sonrasında neler olur?

Dervişin biri zamanında bir berbere gider. Berber koltuğuna oturur saçlarının dibinden kazınmasını, sakal ve bıyığını kısaltmasını ister.

Berber, dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş de aynada kendini takip etmektedir. Sağ tarafı tamamen kazınmıştır.
Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.
Doğru dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atar ve şöyle der:
- "Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım!"

Sövene dilsiz vurana elsiz

Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz olmak gerek. Ses çıkarmaz, biraz çaresiz, biraz mütevekkil usulca kalkar yerinden.
Berber, bu gariban müşterisine karşı mahcup olmakla beraber kabadayının pervasızlığından da korkmuştur. Ses çıkaramaz.
Kabadayı koltuğa oturur, berber tıraşa baslar. Fakat küstah kabadayı, tıraş esnasında da boş durmaz; sürekli aşağılar dervişi, alay eder:
- "Kabak aşağı, kabak yukarı!.."

Biraz ağır olmadı mı?

Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası, yokuştan aşağı hızla kabadayının üzerine doğru gelir.
Kabadayı şaşkınlıkla yol ortasında kalakalır. Derken, iki atın ortasına denge için yerleştirilmiş uzun sivri demir, kabadayının karnına batıverir. Babayiğit kabadayı oracığa yığılır kalır, ölmüştür.

Herkes bir anda olup biten bu olayın hayret ve şaşkınlığı içindedir.
Berber de şok olmuştur; bir manzaraya, bir dervişe bakar ve dervişin beddua ettiğini düşünerek gayr-i ihtiyari sorar:
- "Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?"
Derviş mahzun, düşünceli cevap verir:
- "Vallâhi gücenmedim ona. Hakkımı da helâl etmiştim. Gel gör ki, kabağın bir de sâhibi var. O gücenmiş olmalı!"

Bi'SORU DAHA?

Babanın üç oğlunu 10 dolarla imtihanı nasıldır?

Marketler zincirine sahip ve ölmek üzere olan baba işin başına hangi oğlunun geçeceğine bakın nasıl karar veriyor?

Çarşamba'yı Sel Aldı türküsünün hikayesi nasıldır?

Çarşamba nerededir? Çarşamba'yı Sel Aldı türküsünün hikayesi ve sözleri nasıldır? Hikayesi sonrası nasıl bir gelenek başlamıştır?

Delinin Allah'tan isteği nedir?

Hayatta kalmak için dilenen deliye birisi "Allah versin" demiş ve ona nasıl ulaşacağını sorduğunda da "Mektup yaz" cevabını almış. İşte sonrası...

Kuyuya düşen eşeğin kurtulma hikayesi nasıldır?

Köyün birinde eşek kuyuya düşer... Acı içinde kıvranır ve bağırır. Sahibi köylülerden yardım ister... Bir türlü eşek kuyudan çıkarılamazken...