Değeri belirlemeyle ilgili çok güzel bir hikaye... Sergiyi gezen ve parasını sayan çocuk-ressam ve galeri sahibi arasında geçen diyaloglar şöyle...

Bir sanat merkezinde tanınmış bir ressamın sergisi vardır, ressam sergisini gururla dolaşırken resimlerden birinin karşısında durmuş resmi hayranlıkla izleyen bir kız çocuğu dikkatini çeker…
Kız bir yandan tabloya bakar arada çantasını karıştırıp bulduğu paraları avucuna alır...
Ressam babacan bir tavırla çocuğun yanına yaklaşır "Resmi beğendin mi?" diye sorar.
Kız çok ciddi bir sesle “evet” der ve "Acaba satılık mı? Anneme almak istiyorum" diye devam eder.
Tablo yüzbinler değerindedir. Ressam gülerek sorar kıza "Kaç paran var?"
Kız ciddi ciddi avucundaki paraları sayar. "83 lira 75 kuruşum var bütün param bu" der.
Ressam tablonun etiketine bakar ve "Ne şanslısın. Tablo da tam 83 lira 75 kuruşa satılık. Al bakalım tablo senin" diyerek tabloyu kız çocuğuna verir.
Bu diyaloğu karşıdan seyreden galeri sahibi ressamın yanına giderek hiddetle "Ne yapıyorsunuz siz! O tablo yüzbinler değerinde" diye bağırır.
Ressam sakin ve mutlu bir şekilde cevap verir: Doğru benim tablolarıma yüzbinler verenler var ama bugüne kadar bütün servetini veren hiç kimse olmamıştı... Nasıl kaçırırım ben bu fırsatı...

Bi'SORU DAHA?

Barış Manço'nun Kol Düğmeleri şarkısının hikayesi ve sözleri nasıldır?

Kol Düğmeleri şarkısı kimin için yazılmıştır? Kol Düğmeleri şarkısının sözleri nasıldır? İşte hüzünlü bir aşk hikayesi...

Dicle Köy Enstitüsü'nün ışıklandırılma hikayesi nasıldır?

Para yok, imkan yok ama Diyarbakır'daki okulun ışıklandırılması gerekiyor. İsmail Hakkı Tonguç sıkıntısını Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nde dile...

Doktorun yürekleri burkan "incir" hikayesi nasıldır?

Göreve yeni başlayan ve annesini de yanına alan doktorun başına gelenler nelerdir? Gözyaşı, dram, kaza ve hayatın acı gerçeklerini barındıran bir...

İki kardeşin tahıl paylaşma hikayesi nasıldır?

Aynı çiftlikte yaşayan evli 5 çocuklu bir kardeş ile bekar kardeşin ürünleri paylaşma hikayesi nasıldır? İki kardeşin birbirinden habersiz gece...