İşini çocuklarından sakladı... Onların okuması için çok büyük fedakarlıklar yaptı. Kızının üniversiteye giriş parasını son gün ayarlayamadı. İşte Bangladeşli İdris'in hikayesi...

Emekçi bir insan! İşinde gücünde ve tek derdi çocuklarının okuması... İşte ibretlik müthiş bir hayat hikayesi...

 
"Çocuklarıma işimin ne olduğunu asla söylemedim. Benim yüzümden utanç duymalarını hiç istemedim. 
En küçük kızım bana ne yaptığımı sorduğunda, tereddütsüz bir şekilde ona emekçi olduğumu söylerdim. 
İşten eve dönmeden önce, kamu tuvaletinde banyo yapardım. 
Eskiden yaptığım işten hiç ipucu bulamamışlardı. 
 
Kızlarımı okula göndermek, onları eğitmek istedim. 
İnsanların önünde onurlu durmalarını istedim. 
Herkesin bana baktığı gibi, kimsenin onlara bakmasını asla istememiştim. 
İnsanlar hep beni küçük düşürdü. 
Kazancımın her kuruşunu kızlarımın eğitimi için yatırdım. Asla yeni bir gömlek satın almadım. O parayı onlara kitap almak için kullandım. O saygıyı, hep benim için kazanmalarını istedim.
Ben temizlikçiyim.

İş arkadaşlarının jesti

Kızımın üniversiteye kabulünün son tarihinden önceki gün kabul ücretlerini alamadım. O gün çalışamadım. Çöpün yanında oturuyordum, gözyaşlarımı saklamaya çalışıyordum. Bütün iş arkadaşlarım bana bakıyordu ama kimse konuşmaya başlamadı. Başarısız olmuştum, kırılmıştım ve eve döndüğümde bana giriş ücreti soracak kızıma ne söyleyeceğimi bilmiyordum. 
 
Ben fakirim. Fakir biriyle iyi bir şey olamazdı, buna inanıyordum. İş bittikten sonra bütün iş arkadaşlarım bana yanaştılar, yanıma oturup onları kardeş olarak görüp görmediğimi sordular. Cevap vermeden önce, bir günlük gelirlerini elime teslim ettiler. Herkesi reddettiğimde, 'Gerekirse açlıktan ölürüz, kızımız koleje gitmek zorunda' diyerek karşı çıktılar. Onlara cevap veremedim. 
O gün duş almadım ama eve daha temiz bir şekilde gittim. 

Vefalı kızın jesti

Kızım çok yakında üniversitesini bitirecek. Üçü artık çalışmama izin vermiyor. Yarı-zamanlı bir işi var ve üçü de eğitim görüyor. 
Çoğu zaman beni eski çalışma yerime götürüp arkadaşlarıma ve bana yemek yedirir. 
Arkadaşlarım gülüp neden sık sık bize yemek yedirdiğini sorduklarında kızım, 'Hepiniz o gün benim için aç kaldınız. Bu şekilde bugünkü yerime gelebildim. Hepinizi, her gün besleyebilmek için Allah’a dua ettim' dedi. 
Şimdi kendimi yoksul bir adam gibi hissetmiyorum. 
Böyle çocuğu olan kimse, nasıl fakir olabilir."
 
(Kaynak: Hasarlı İnsanlar Tamirhanesi)

Bi'SORU DAHA?

“Sus hemşire” fotoğrafının hikayesi nasıldır?

Çocukluk dönemimizin akıllara kazınan, duvarlardan eksik olmayan fotoğrafıdır “Sus Hemşire” veya "Bayan Sus..." Peki ya hikayesi…

Maraş'ta yaşayan 4 köylü çocuğunun gülümseme hikayesi nasıldır?

Maraş'ta 4 çocuk aralarında röportaj yapar. Kendi gerçeklerini ve hayallerinin zenginliğini güzelliğini ve saflığını öyle güzel anlatırlar ki...

Fakir Baykurt'un anasıyla yaşadığı çay hikayesi nasıldır?

Köy Enstitüsü mezunu eğitimci Fakir Baykurt, evlerinin önünde açılan yeni kahvede çay içmek ister. Anası çayı söyler ama ağzı yanan Fakir Baykurt...

Üvey annenin ağlatan hikayesi nasıldır?

Anneler Günü’nde hikayesini paylaştı bir üvey anne. İşte o tüyleri diken diken eden ve ağlatan hikaye... (Ellerinden öptüğümüz tüm Annelerin Anneler Günü...