Asker, savaş sırasında ateş yağmuru altında yaralanan arkadaşına yardıma gitmek ister. Ancak Teğmen "ölmüştür" der ve askere izin vermez. İşte sonrası...

Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü görür. Ateş yağmuru altındadırlar. Asker teğmene koşar ve "Teğmenim fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?" der.

 

Teğmen "Delirdin mi? der gibi bakarak "Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın" emrini verir.

Teğmen haklı mı?

Asker ısrar eder ve teğmen "Peki. Git o zaman..." der.
Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaşır. Onu sırtına alır ve koşa koşa döner. Birlikte siperin içine yuvarlanırlar.
Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene eder... Sonra onu sipere taşınan arkadaşına dönerek:
"Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez demiştim. Bu zaten ölmüş."
"Değdi teğmenim. Değdi" der asker...

Teğmen: "Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?"
Asker: "Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için."
Peki ne demişti?

Arkadaşının sözlerini hıçkırarak tekrarladı: "Jim!.. Geleceğini biliyordum! Geleceğini biliyordum!"

Bi'SORU DAHA?

Mahkumlar depremde neden serbest bırakılmıştır?

Acı ve hüzün dolu bir hikaye... Yıl 1939... Yer Erzincan... 27 Mart’ın ilk saatleri... Gece 2 sıraları... 7.9 büyüklüğünde deprem ve 32 bin ölü...

Dom Dom Kurşunu türküsünün sözleri ve hikayesi nasıldır?

Dom Dom Kurşunu türküsünün söz yazarı kimdir? Dom Dom Kurşunu türküsünün hikayesi nasıldır? Dom Dom Kurşunu türküsünü kimler söylemiştir?

Emekli adam gürültü yapan çocukları nasıl susturur?

Okuldan çıkan çocuklar bağırıp çağırarak çöp bidonunu tekmeler çevreyi rahatsız eder. Bakın emekli adam nasıl bir yöntem izler?

Yirmi beş kuruşun hikayesi nasıldır?

Balıkesir'e bağlı bir ilçe olan Havran'da askerler için yaşanan seferberlik ve yaşlı ninenin duygulandıran özverisi... Tarihi bir hikaye...