Nasrettin Hoca’nın Yahudi komşusu ile yaşadığı bir olay bunu çok iyi özetler. İşte o hikaye ve "Allah ile kul arasına girilir mi?" sorusunun cevabı...

Nasrettin Hoca her sabah uyandıktan sonra yaptığı duanın sonunda;
“Ey Allahım bana bin altın ihsan buyur. 999 versen istemem” demiş.

Hocanın her sabah tekrarladığı bu duayı duyan bitişik komşusu Yahudi,
“Hocayı bir deneyeyim” demiş.
Bir sabah hoca yine duada iken 999 altını bir keseye koyarak bacadan içeri atıvermiş.

Duyduğu tıkırdı üzerine ocağa fırlayan hoca keseyi saymaya başlamış. Tam 999 altın.
Hoca ellerini açıp Allaha şükrederek
“Buna da Eyvallah! 999’u veren elbet bir gün 1000’ini de verir” demiş.

Hocanın altınları kabullendiğini duyan Yahudi ortalık aydınlanır aydınlanmaz hocaya koşup yaptığı oyunu anlatmış.
Hoca “Haydi git işine! Onu bana Allah gönderdi” demiş. Adamın yalvarıp yakarmalarına hiç aldırmamış.
Yahudi; “O halde bunu Kadı halleder” demiş ve “Yürü mahkemeye” demiş.

nasrettin hoca


Hoca nazlanarak “Giderim ama üzerine binmek için güzel süslü şanıma yaraşır bir at isterim” teklifinde bulunmuş. Yahudi bu teklifi kabul etmiş hoca yine mızıklanmış.
“Benim cübbem de eksiktir. Kadının huzuruna böyle çıkmak da işime gelmez. Bana ala bir kürt bulmalısın”
Yahudi buna da razı olmuş. Birlikte Kadı’nın huzuruna varmışlar.
Yahudi davasını anlatmış. Kadı Hoca’ya ne cevap vereceğini sorunca;
“Kadı Hazretleri bu adam yalan söylüyor. Onda kimseye para kaptıracak göz var mı? Üstelik ne görse ‘benimdir’ der. Neredeyse dışarıdaki binek atıma bile sahip çıkacak” demiş.
Yahudi atın kendisine ait olduğunu söyleyince Hoca, Kadı’ya dönmüş,
“Gördünüz mü ona ‘sırtımdaki şu kürt de mi senin?’ diye sorsam korkarım ‘evet’ diyecektir” demiş.
Yahudi heyecanla “Elbette benim” diye bağırmış.
Bunun üzerine Kadı kesin olarak Yahudi’nin yalancılığına hükmetmiş ve “Haydi yıkıl karşımdan böyle muhterem ve herkesin saydığı bir adama iftira atmaktan utanmıyor musun! Üstelik mahkeme ile de alay ediyor beni boş yere uğraştırıyorsun. Çık dışarı” diye huzurundan kovmuş.
Hoca mahkemeden sonra kürke bürünüp süslü ata binerek evine dönerken bu yenilgiden büyük bir üzüntü içinde kalan komşusunu yanına çağırmış. Paralarını, hayvanını ve kürkünü geri vermiş.
Bunları verirken de
“işte sana bir ders olsun. Bir daha Allah ile kul arasına gireyim deme sakın” demiş.

 

Bi'SORU DAHA?

Üç telli kemanla verilen hayat dersi nasıldır?

Sanatçı Itzhak Perlman’ın konser sırasında kemanının bir teli kırılırsa ne olur? İşte çocuk felcine yakalanan ve iki bacağında ateller olan...

Aristo'nun Büyük İskender'e tavsiyesi nedir?

Hükmetmek tüm kralların istediği önemli güç göstergelerinden biridir. Peki bunun için ne yapılması gerekir? İşte Aristo'nun Büyük İskender'e...

İki fabrika müdürü arasındaki fark nedir?

İş yapmadığı düşünülen yüksek maaşlı müdür, çok çalışan düşük maaşlı müdür! Ve imalatta yaşanan inanılmaz düşüş... İşte fabrika müdürünün hikayesi...

Karadut ağacının hikayesi nasıldır?

Karadut ağacı ile ilgili efsane bir hikaye vardır... Öykü aşkı anlatır ve sonu hüzünlü biter... Peki karadut lekesini ne çıkarır? Hikayeye ve...

Mazhar Osman ile Neyzen Tevfik’in rakı olayı nasıldır?

Devrin en önemli doktoru ve devrin hiciv şairlerinden alkol bağımlısı Neyzen Tevfik arasında nasıl bir rakı tartışması yaşanmıştır?

Eşeğin gölgesi sahibine mi ait eşeği kiralayana mı?

Hatip Demosthenes, kürsüye çıkar ve bir şeyler anlatmak ister. Kimse dinlemez. O da eşeğin gölgesini anlatır... İşte sonuç...

Zeytinyağlı yiyemem aman türküsünün hikayesi nasıldır?

“Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman” diye başlayan türkünün tarihi bir hikayesi vardır. Zeytinyağlı yiyemem aman türküsünün...

Rüzgar estiğinde uyuyabilir misiniz?

İş başvurusunda bulunup görüşmeye giden gencin sözü: Rüzgar estiğinde bile uyuyabilirim... Yaşlı çiftin kafasını karıştıran bu söz ve sonrasında...