Polonya'da geçen bir olay! Akıl hastanesinde doktor arkadaşını ziyarete giden bir vatandaşın başına gelenler... Asistanın delilik hikayesi...

Aslında bu olay bize Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın "Benim memurum işini bilir" sözünü akla getiriyor. Geçelim hikayeye...

Taksi geldi bin

Bir vatandaş Varşova’daki akıl hastanesine doktor arkadaşını ziyarete gider. Ancak bir sürprizle karşılaşır ve biraz da korkar.
Birisi koridorda, beyazlar giymiş, elinde uzun saplı bir süpürge ile yolunu keser.
Sert bir bakışla, ziyaretçiye
- "Taksi geldi, bin" der.
Adam karşısındakinin deli olduğunu anlar, üstüne varmamak için süpürgenin bir ucuna ilişir.
Deli gibi yapar, korna sesi çıkarır, fren gıcırtısı taklit eder.
- "Geldik, inelim beyler. Borcunuz 300 zloti."
Adam söyleneni yapar, istenileni verir.

Bu ne rezalet!

Arkadaşının yanına gidince;
- "Yahu. Bu ne rezalet!.. Deliler böyle serbest gezer mi, nerede görülmüş bu?"
Doktor çaresiz bir ifade ile başını sallar;
- "Koridorda gördüğün hasta değil, benim asistanım. Maaşları öylesine az ki, herkes kendine göre bir şeyler uyduruyor da..."

Bi'SORU DAHA?

Halıdaki çamur izleri zenginlik göstergesi mi?

Üstü yırtık pırtık iki çocuk kapı çalar ev sahibi içeri buyur eder sandaletlerinin çamur izleri halıyı kirletir. Ama ev sahibi onları silmez. İşte...

Kitap alacak parası olmayan Mustafa Kemal'in hikayesi nasıldır?

Mustafa Kemal Atatürk'ün öğrenciliğinden bir anı. Harbiye'de öğrenci olan Mustafa Kemal, kendisine zorla kitap satmaya çalışan baş mubassıra nasıl...

Edip Cansever Can Yücel’i neden evinden kovdu?

Türk edebiyatının iki değerli kalemi Can Yücel ile Edip Cansever neden küstü, nasıl barıştılar? Olayı Can Yücel’in eşi Güler Yücel anlatıyor...

Tacirin hem kötü hem iyi habere gülme sebebi nedir?

Bilgeliğiyle meşhur tacir, gemisinin battığı haberini alır ve gülümser, sonra batan geminin kendisine ait olmadığını öğrenir ve yine gülümser. İşte...