Prof. Dr. Üstün Dökmen Küçük Beyaz Yalanlar başlığı altında çocuklara ve insanlara söylenen yalanları anlatıyor... Küçük yalanlar iyi mi kötü mü?

İletişim biliminin önemli ismi Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Küçük Beyaz Yalanlar" başlığı adı altında ezberleri bozan bir pencere açıyor ailelere... İşte o yazı...

 

Sevgili Dostlar, konferanslar verdiğimde, salonda çok sayıda kişi varsa, "Çocuklarımıza, onların iyiliği için küçük beyaz yalanlar söyleyebilir miyiz?" diye soruyorum. Grubun büyük bir çoğunluğu "evet" diyor.
Çocuklara küçük beyaz yalanlar söyleyebiliriz, bu yaygın bir kanı.
Bence çocuklarımıza hiç yalan söylememeliyiz.
Hiçbir konuda... Gerek yok.

Okkalı yalan

Dede öldü, anneanne, babaanne öldü. Bunu yuvarlayıp çocuğun kafasını karıştırmaya gerek yok. Dede yıldızlara gitti diyor. Çocuk gece yıldızlara bakamıyor, korkuyor.

Bir okulumuza, bir Küçük Şeyler Anaokulu’na bir ziyaretim oldu bir süre önce. 4-4.5 yaşlarında bir kız çocuğu, çok zeki bence, geldi; "Üstün Amca!" dedi, "N'oldu bilyor musun?" dedi, "Benim bir balığım vardı, o balık hastalandı. Annemler onu hastaneye yatırdılar. İyileşmiş, çıkmış hastaneden, memleketine akrabalarına ziyarete gitmiş" dedi.

Şimdi buna "okkalı yalan” denir, buna gerek yok.

Balık öldü.“Bak anlaşma yapalım, balık istiyorsun. Alırım ama bunlar çabuk ölür, çok yaşamaz. 2-3 ayda ölür. Bu tür şu kadar yaşar. Ölünce üzülmek yok. Tamam mı tamam. Anlaştık mı anlaştık.”

Ölüm de yaşamın bir parçası mı? Evet. Çocuk bunu da öğrensin. Çocuklarımıza yalan söylemeyelim. Çocuğa, vatandaşa, müşterinize de...
Çocuğa kısa vadede küçük, beyaz yalan söylemek, kısa vadede her zaman yararlıdır. Ancak uzun vadede zararlıdır.

Çocuklar yazar bir kenara...

Çocuk beş yaşında. Oyuncakçıya gidilir. Canım, koş oyuncaklara. Oh ne iyi! 29 dakika koşarak gitti, 30. dakika, cıss iğne oldu.
“Ama baba sen bana oyuncakçı demiştin.”

"Evladım, ben seni seviyorum. İnsan sevdikleri için onlara küçük beyaz yalanlar söyleyebilir. Ben sana evde iğneci deseydim 30 dakika üzülecektin. Ben ne yaptım? 29 dakika mutlu mesut getirdim, sadece son 1 dakika çarpıldın, o kadar olacak."
Çocuk yazdı, bilgi cepte.

Yaş 21, üniversiteden mezun olacak.
Baba, “Oh” diyor, “Benim oğlan bu yıl üniversite mezunu olacak.”

Ancak baba dördüncü yılın haziran ayında acı gerçeği kavrıyor, oğlan mezun falan olmuyor. Birinci sınıfta baraja takılmış. Alttan kıyamet kadar ders var.

Adam çıldırıyor:
“Evladım, niçin zamanında bana gerçeği söylemedin?”

“Baba seni sevdiğim için söylemedim. Eğer birinci sınıfta ben sana baraja takıldım deseydim sen 4 yıl cehennem azabı çekecektin. Ben n’aptım? Seni 4 yıl mutlu mesut getirdim, sadece son 1 ay çarpıldın. O kadar olacak.”

Sevgili Dostlar, yalan söylemek kısa vadede her zaman karlıdır, uzun vadede zararlıdır. Biz çocuklarımıza yalan söyleyemeyiz. Ancak çocuklarımız belli bir yaşa gelinceye kadar bize yalan söyleyebilirler. Bunu bir başka yazıda ele almak istiyorum.Görüşmek üzere.

Kaynak: http://www.ustundokmen.com.tr/kucuk-beyaz-yalanlar.html

Bi'SORU DAHA?

Bi'SORU DAHA?

    Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır.