Yazar, düşünür, tercüman ve sosyolog Cemil Meriç, siyasete, hayata, inanca ve insani değerlere dair neler söylemiştir?

Tittinde yazar, şair, tercüman, sosyolog ve düşünür olan Cemil Meriç, eserlerinde hayata, siyasete, dünyaya bakışa dair birçok konuda kısa ve özlü ifadeler kullandı. İşte Cemil Meriç sözleri...
Bilgi, sonu gelmeyecek olan bir fetihtir.

Kitapla ilgili sözleri

Kitap, zekayı kibarlaştırır.
İnsanlar kırıcıydı kitaplara kaçtım.
Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız.
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.

Kelam, bütünüyle haysiyettir.
Düşen tutunacağı dalları seçmez.
Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir.
Yabani bağırır, medeni insan konuşur.
Kahramanlık, hatada ısrar etmemektir.
Güneş ülkeleri aydınlatır, sözler milleti.
Kendini tanımak, marifetlerin marifeti.
Tarihimiz, mührü sökülmemiş bir hazine.
İnsanlar yakınlaşınca çok küçülüyor.
Tefekkür vuzuhla başlar, kurtuluş şuurla.
Hapishane, maskelerin çıkarıldığı yerdir.
Cinayete ses çıkarmayan caninin suç ortağıdır.

Duygunun asaleti, kuvvet ve isabetindedir.
Bir ideal için ipe çekilmek, ölümlerin en güzelidir.
Dilini unutan bir nesil, yabancı dili nasıl sevsin?
İrfan, kemale açılan kapı, amelle taçlanan ilim.
Aydınların aydınlatmadığı halkı, soytarılar aldatır.
Biterek ölmek güzel şey, bаşlаmаdаn ölmek korkunç.
Din, bir susuzluk, sonsuza karşı duyulan özlem.
Hangi beste sözün musikisiyle, sözün füsunuyla boy ölçüşebilir.

Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede bilim adamı nasıl çıkar?
Nereye gidersen git, bulacağın aydınlık, zihninin aydınlığı kadar olacaktır.
Her yüzyılda birkaç kişi düşünür, diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür.
Mütercim, mutlak’ı arayan bir çılgın, ‘felsefe taşı’nı bulmaya çalışan bir simyagerdir.
Gerçek hükümdarlar, ebedi hükümrandırlar. Hazineleri yağma edildikçe zenginleşirler.
Yemin ederim ki, dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.
Sağ ve sol: anladım ki bu iki kelime, aynı anlayışsızlığın, aynı kinlerin, aynı cehaletin ifadesidir.
Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu.
Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek.
Bu memlekette sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur, bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır.

Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi!
Ormanı görmedin. Ağacı görmedin. Rüzgârın önüne savurduğu birkaç kuru yaprağı insan zekasının bütünü sanıyorsun.
Müslüman’ım, Müslüman bir çevrede doğdum. Ancak ne kadar inanıp inanmadığımın cevabını mahşer günü bilebileceğim.
İnsanlar sevilmek için yaratıldılar. Eşyalar ise kullanılmak için. Dünyadaki kaosun nedeni; eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmasıdır.

Düşünce şüpheyle başlar. Düşünce, tezatlarıyla bütündür. Zıt fikirlere kulaklarımızı tıkamak, kendimizi hataya mahkûm etmek değil midir?
Sana hislerimi bütün coşkuluğu ile anlatmaktan korkuyordum. Ya beni küçümserse diyordum, ya zayıf bulursa, ya sevmezse? Ama sevginin maskeye ihtiyacı yoktu...
Düşünceye cazip ve parlak bir biçim vermek küçültür düşünceyi. Büyük yazar içinden gelen sesi olduğu gibi haykırandır. Kelimeleri kullanırken avamın hoşuna gidip gitmeyeceğini düşünmez.