Tavşan ile dağ arasında nasıl bir ilişki varmış? Tavşan dağa küsmüş de dağın haberi olmamış atasözüyle anlatılmak istenen nedir?

Hikaye bu ya;

Bir zamanlar sevimli ve yumuşacık kalpli bir tavşan varmış. Doğada hoplayarak zıplayarak oynarken bir gün sürekli gezindiği bölgenin dışına çıkmış.
Çimen yeşili gözlere, gök mavisi saçlara ve toprak gibi kahverengi tene sahip dağı görmüş ve aşık olmuş.
Sürekli o dağın etrafında geziniyormuş.

Dağa aşık olur

Bir süre geçtikten sonra ise dağın onu takmadığını düşünüp kahrolmuş ve sesini çıkarmadan eski evine dönmüş. Kendine bir delik açmış ve deyim yerindeyse oraya hapsolmuş. Sadece karnını doyurmak için dışarı çıkıyormuş.

Delikte ölür

Böyle yaşarken ve bir süre sonra öylece orada ölmüş.
Tavşanın ölümünün ardından tüm tavşanlar ve hayvanlar alemi arasında bu konu konuşulmuş!
Konu dönüp dolaşıp dağın da kulağına gelmiş. Dağ kendini çok kötü hissetmiş.
Koskocaman dağın küçücük bir tavşanı fark edebilmesinin zor olduğu görüşü ağırlık kazanmış ve "Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış!" sonucu çıkarılmış.

Atasözünün anlamı

Türk Dil Kurumu'na göre; "önemsiz kişi, önemli kişiye küsse önemli kişinin umurunda bile olmaz" şeklindedir.
Yoğunluktan kendisine önem ve değer veren kişinin ruh halinden bihaber olunması.
Bir kişinin size kırıldığının hiç farkında olunmama hali.

Bi'SORU DAHA?

Eline su dökemez deyiminin anlamı nedir?

Kim kimin eline su dökebilir? Eline su dökemez deyimiyle anlatılmak istenen nedir?

Yuf borusu çalmak deyiminin anlamı ve hikayesi nasıldır?

Yuf borusu ne için kullanılır? Yuf borusu ile ilgili hikayeler nasıldır? Yuf veya yuh borusu ile anlatılmak istenen nedir?

'Göz odur ki dağın arkasını göre' sözünün anlamı nedir?

Fatih Terim’in Ukrayna maçı öncesindeki basın toplantısında kullandığı "Göz odur ki dağın arkasını göre, akıl odur ki başa geleceği bile" atasözünün anlamına bir...

Güme gitti deyiminin hikayesi nasıldır?

Osmanlı döneminden kalma bir söz "güme gitti"… Yeniçerilerin suçluları yakalayıp içeri atarlarken kullandıkları seslenme ünleminden bugünlere...