Zengin olmak mı, kebap yemek mi? sorusu saçma gibi görünebilir ama yaşanan bir olayı anlatayım kararı siz verin… Anlatılan Taksim’de bir kebapçıda yaşanan diyalogdan alıntıdır…

Ocakbaşında yan binanın gece bekçisi kebap yemektedir.
O sırada esnaflardan birisi bekçinin patronunun (bina sahibi) iyi olmadığını duyduğu için sağlık durumunu sorar…

Bekçinin felsefi sözü

Bekçi patronunun rahatsız olduğunu ve doktorun perhiz (bazı yiyecek ve içeceklerde kısıtlama) verdiğini söyler.

O sırada bekçiden felsefi bir söz gelir:

ŞU KEBABI YİYEMİYORSAN ZENGİN OLMUŞSUN NEYE YARAR...

Beğenmeme ve keyif alma

Evet kimisi varlık içinde mecburi yokluk çeker kimisi ise yokluk içinde fiziki yokluk ama ruhani anlamda çokluk çeker!

Hayata nereden ve nasıl bakmayla alakalı bir durum.

Bazıları kuzu çevirme yer tadını beğenmez ama bazıları kuru ekmekten keyif alır.

Bi'SORU DAHA?

Memleket havasına para verilir mi?

Gurbetteki vatandaşlar memleket özlemini gidermek için havaya para verir mi? Şaka değil gerçek! Cevabına bakalım...

Bu tablo içinizi ısıtıyor mu?

Resmin insan üzerindeki etkisi nedir? Bu resme bir yazın bir de kışın baktığınızı düşünün veya hissedin. Tablo içinizi ısıtıyor mu?

Kiminin hayali, kiminin gerçekleri midir?

Bir insan içinde bulunduğu durumun, konumun önemini kavrayabilir mi? Bunlar objektif mi, subjektif durumlar mıdır?

Lanet olsun ama kime!

Dünyada her gün ölümlerle karşılaşıyoruz. Canlı bombalar, cansız bedenler, fidanlar, çocuklar bırakıyor... Ülkemizde de durum farklı değil...