İstanbul’da devlet tiyatrolarının birinde çocuklara yönelik olan Define Adası oyunuyla verilmek istenen mesajlar nelerdi? İşte yetişkin bir bireyde ve çocuktaki etkisi...

Yaşanmış gerçek bir hikaye! Oyun senaryo ama bıraktığı etki ve tepki gerçek. İstanbul’da ikamet adresimize yakın devlet tiyatrosuna küçük kızımla beraber (3 yaşında. Oyunun 5 yaşından büyükler için olduğu uyarısını hatırlatayım) gittik. Planlı programlı değildi? Çocuk günü olduğu için “tiyatro kültürü” ve “sevgisi” aşılamak adına yapılan sosyal bir aktivite olarak düşünülmüştü.

Oyunun adı Define Adası. Ve salon dolu. Okuldan öğretmenlerle beraber öğrenciler de var. Oyun müzikle beraber başladı. Çocuklar heyecan ve keyif içindeydi. Ancak ikili diyaloglara ve aksiyona geçildiğinde o heyecan her geçen dakika kaybolur gibiydi. Ki kayboldu da ve kızım sormaya başladı “BABA. MÜZİK NE ZAMAN BAŞLAYACAK?”

Allahtan arada müzikal gösterilerle süslendiği için sıkılganlığı aza indirgeme söz konusuydu. Arada çocukların çok az tebessümle tepki verdiği soğuk espriler de vardı. Bir yetişkin olarak ben durumdan ve oyundan rahatsız olmaya başlamıştım ama kızımı da çekip götürerek kötü bir anı ve izlenim bırakmak istemiyordum.

Tabii ki adı DEFİNE ADASI olan bir oyunda korsan da olacak, defineyi bulmak için rekabet de... Ancak çocuklar için ne derece uygun?

Oyunda dikkat çekici araçlar:

  • SİLAH (Ki zaman zaman çekildi)
  • BIÇAK (Ki kullanılmak istendi)
  • HARİTA (Çalınmak istenen)
  • İP (Yakalanan kişileri bağlamak için)

Oyunda dikkat çekici karakterler:

  • HIRSIZ
  • YALANCI
  • ÇIKARCI
  • DÜZEN VE SİSTEM İNSANLARI

Ve zengin olma hayaliyle yapılan insan satışları. Bir ara oyunda kavga vardı ve o sırada 3 yaşındaki kızımdan bir soru “BABA! ONLAR NE YAPIYOR?” çaresiz bir durum söz konusu ama cevap vermek zorunda kalan bir BABA. Ve cevap: Kızım önce yaptıkları hareketler YANLIŞ. Doğru değil ancak KAVGA ediyorlar. Şakacıktan.

“BABA MÜZİK NE ZAMAN BAŞLAYACAK?”

Düşünün hadi benim kızım bu tarz şeyleri anlamak için küçük. İyi ki küçük tam olarak anlamayacak. Peki ya anlayan 5 yaş üzerindeki o çocuklar...

Kavga, gürültü, hedefe ulaşmak adına her şeyin mübah olduğunu gösteren, kısa yoldan zengin olmak adına değersiz bir tablo sergileyen bir anlayışa ALKIŞ mı tutacak?

Tiyatro evet bir oyun ancak bir yetişkin olarak ben inanılmaz rahatsızlık duydum ve şu gerçeği bir kez daha acı olarak gördüm: Annesi babası Kurtlar Vadisi Pusu tarzı silahsız bölümü olmayan, kavga, gürültü, aldatmaca her türlü entrika, ahlak yozlaşmasının olduğu dizileri izleyen bir dönemin çocukları olarak tiyatroda da gerçekte de NE VERSEN YENİR anlayışını gördüm...

Hiç mi güzel tarafı yoktu? Tabii ki vardı. En azından finalde. O sahnede farklı farklı rollerde olan insanların oyun sonunda topluca müzik eşliğinde oynayıp sahneden inerek çocukların arasına girmeleri ve onlara dokunmaları iyi bir finaldi.

NOT: Tiyatro biletleri çok ucuz hatta bedava (5 TL), oyuncular harika ve müthiş işini sahiplenmiş kişilerdi. Ama keşke enerjilerini daha dolu, eğlenceli ve doğru mesajlar veren bir oyuna harcayabilseler herkes keyif alıp ayıp olmasın diye değil gerçekten severek isteyerek AYAKTA ALKIŞLASAYDI. Ve lütfen bu yazıyı tiyatro eleştirmeni tarzında ahkam kesen birisi olarak değil de nacizane çocuk tiyatrosu olgusunun içeriğinde çocuklar adına doğru bulmadığı bir senaryoyu değerlendiren birinin sesli düşüncesi olarak görün. İlgililere selam olsun!

Muhsin Ertuğrul nasıl tiyatro istemiştir?

Münir Özkul’un sinema dünyasına giriş hikayesi nasıldır?

İsmail Dümbüllü'nün kavuğunu Münir Özkul'a verme hikayesi nasıldır?

Tarık Akan’ın sinema dünyasına girmesi nasıl olmuştur?

Tiyatro terimleri ve anlamları nelerdir?

Bi'SORU DAHA?