Dünya üzerinde hayatlar öyle bir noktaya doğru gidiyor ki bilgisayar diliyle adeta sıkıştırılmış programlara dönüyoruz... Yollar aynı ama YET-Mİ-YOR...

İstanbul bazlı anlatalım... Birinci köprü yetmedi, ikinci... İkinci yetmedi, üçüncü... Yerin üstü kurtarmıyor, altından geçitler yapılıyor... Güzelim çağ değiştiren tarihi kentte eskiden tarih yükselirdi, şimdi onlar hiçbir özelliği olmayan, ticari amaç güden ve gösteriş kokan gökdelenlerle doldu... Tarihimiz gölgede kaldı...
Şimdi yollar yetmiyor... Yeşil olan trafik akışı artık KIPKIRMIZI... İstanbul “ÖLÜYORUM” diye bağırıyor ama gören çok, duyan yok...

İSTANBUL ARTIK LÜKSÜ KALDIRAMIYOR

Örnekleme yapalım; İnsanlar özel araç sahibi ama park sorunu yaşıyor. Evinin önünü bırakın bir iki sokak arkaya bile bırakamıyor. YER YOK...
Bir evde nüfus 3, otomobil sayısı 3... Allah daha çok versin, herkesin olsun ama artık İstanbul bu lüksü kaldırmıyor...
Herkesin ortak derdi TRAFİK... Özel aracıyla tek başına gezmeye çıkan da trafikten dertli, hastası olan aracında 3-4 kişi bulunan da, otobüsü dolu olan da...
İstanbul’un yoğun trafiğinde araçların bekleme yaparken harcadığı mazot ve benzin parasıyla sanırım açlıkla ölen Afrika’da bir çok insan tokluk yaşar, hazmetmek için maden suyu arar...

Sahi BU TRAFİK NİYE! Ve her gün neden ÇEKİLMEKTE! Kimse bu israfa, ızdıraba DUR DEMEMEKTE!

Yakıt DİZEL, benzin SÜPER ama böyle devam ederse sanki DÜNYA KRİZE GİDER...

Zengin olmak mı kebap yemek mi?

Aşık Veysel'in gözünden İstanbul nasıldır?

İstanbul’da yaşamanın sırları nelerdir?

Napolyon’un İstanbul ile ilgili sözü nedir?

İstanbul'da ilk dolmuş seferi nasıl başladı?

“Yedi Tepeli İstanbul” sözündeki yedi tepe nerelerdedir?