Hayata nereden ve nasıl baktığımıza dair bir örnekleme! Yaratıcı tasarımcılık! Eski ayakkabıları anlamlı ve değerli kullanma çöpe değil balkonun baş köşesine koyma eylemi…

Toplumumuzda dost başa düşman ayağa bakar deseler de biz ayağa bakacağız ve yararsız düşündürmeyen bir dostumuz olmasındansa yaratıcı, düşündüren ve geliştiren bir düşman olmayı yeğleyeceğiz!

Öznemiz; Eskimiş, yırtılmış ayakkabı.

Fiilimiz ise; yaşanmışlıklara bağlı olarak eskidiği, yırtıldığı için çöpe atılması.

Ezberi bozup fiiliyatı farklı bir eyleme dönüştürmeye ne dersiniz? Aslında fotoğraf çok şey anlatıyor.

Hayata nereden nasıl ve niçin baktığınıza bağlı…

ZOR OLANI BAŞARMAK

Eski, işe yaramaz gördüğümüz ve yıllarca yolları aşındırdığınız ayakkabınız başka bir canlıya sıcak yuva olabilir, hayat sunabilir. Evet belki gezdirmez ama sarıp sarmalayabilir. Yılların yorgunluğunu yeni bir canlıyla demirleyip filizlendirebilir, çiçek açabilir.

Evet atmak en kolayı ama tutup onu yeni bir dünyaya dönüştürmek, görsel güzelliğe çevirmek zor olmasa gerek!

İki türlü eylem şansınız var! Hatta üç! Karar tabii ki sizin…

Bir; çöpe atmak, rahatlamak!

İki; ihtiyacı olan sokakta yaşayan birine ulaştırmak, az da olsa vicdanen kendini rahatlatmak!

Üç; farklı bir gözle bakıp toprak, hava, su ve tohumla yeni bir can yoldaşının evine bahçesine dönüştürüp iç dünyamızı, ruhumuzu zenginleştirmek!

Sizce hangisi? (Pardon dört; hiçbiri de var dimi)

Bu trafik niye?

On yumurta kaç öğretmen eder?

Zengin olmak mı kebap yemek mi?

Günde kaç tel saçın dökülmesi normaldir?

Çocuğumuz okumasa ne olur?

Bi'SORU DAHA?

    Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanmaktayız. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
    Detaylı Bilgi Tamam