Kurbağa yarışını kim kazandı?

Çevre faktörünün insan üzerindeki etkisini çok iyi anlatan bir hikaye! Pes etmek üzere misin! Lütfen okuyunuz ve kararınızı ondan sonra veriniz! Kurbağa yarışını kim kazandı?

Bir köyde her sene kurbağa yarışı yapılırmış. Yüksek bir yokuşun dibine herkes kurbağasını getirir, onları tepeye doğru yarıştırırlarmış.

Bir gün yaşlı bir dede, küçük, cılız bir kurbağa getirmiş yarışa.
Herkes bu dedeyle dalga geçmiş... Çünkü diğer bütün kurbağalar güçlü, kaslı, kocaman kurbağalarmış. Dedeye “Yahu dede, bu kurbağa hayatta bu yarışı kazanamaz. Yol uzun, kurdu var, kuşu var, zorlu bir yol, senin bu minik, cılız kurbağan mümkün değil yarışı bitiremez” demişler.
Dede önemsememiş söylenenleri, kurbağasını sokmuş yarışa.
Bütün bu konuşmaları kurbağalar duymuş.

Başlamışlar yarışmaya ama kurbağalar bu ‘kurt var, kuş var, yılan var’ laflarını duydukları için korkuya kapılmışlar ve can havliyle koşmaya başlamışlar ve hepsi yolda çatlamış.
Tepeye, yani bitiş noktasına bir tek dedeciğin cılız kurbağası ulaşabilmiş.
Herkes şaşırmış “nasıl olur dede! Bu kadar güçlü kuvvetli kurbağa başaramazken bu cılız, ufacık kurbağa nasıl tek başaran olur” demişler.
Dede cevap vermiş:
“Benim kurbağamın kulakları sağırdır."

Bİ'HİKAYE DAHA?

Günlük hayatın önemli ulaşım araçlarındandır dolmuş... “Arkayı beşleyelim, para üstü almayan var mı?” gibi söylemlerin kulağımızda yer ettiği koşuşturmanın bir parçasıdır dolmuşlar... Peki dolmuşu...