Hasan Ali Yücel'in kimsesiz çocukla hikayesi nasıldır?

Trende çevresinden müthiş bir saygı gören adam, kimsesiz iki çocukla ilgilenir sohbete başlar... Hasan Ali Yücel'in kimsesiz çocuklarla anısı...

Yıl 1944...
On yaşındaki kimsesiz çocuk, altı yaşındaki kardeşi ile Çumra'dan trene biniyor.
Trende hiç tanımadığı, iyi giyimli ve çevresinden müthiş saygı gören bir adam bu iki çocukla ilgilenip soruyor;
- Nereye gidiyorsunuz?
- Konya'ya, okumaya.
- Nerede okuyacaksınız?
- Köy Enstitüsü'nde, İvriz'de...
- Peki o zaman, al bu kartı vali beye ver. Seni ve kardeşini okula yazdırır.
Çocuk kartı alıyor ve teşekkür için bir türkü çığırıyor…
Varınca, trenden inen çocuk, kardeşini bir handa bıraktıktan sonra Konya Valiliği'ne gidiyor, kartı gösteriyor. Bir telaş, bir telaş...
Vali anında çocuğu kabul ediyor ve cebine harçlığını koyup İvriz Köy Enstitüsü'ne gönderiyor.

Kartın sahibi Hasan Ali Yücel’dir. Dönemin Milli Eğitim Bakanı.
Kartı götüren çocuk ise geleceğin yazarı, şairi, gazete sahibi Kemal Bayram Çukurkavaklı ve kardeşi Mehmet Şahin Çukurkavaklı’dır…
Yıllar sonra, 1992’de, Antalya Gazipaşa'ya Fikret Otyam’ı ziyarete giden bir Ankaralı ressam, Otyam’ın albümünde şu nota rastlıyor;
"Bu dünyada iki tane Ali'yi (Hasan Ali Yücel ve Sabahattin Ali’yi) en iyi anlatacak bir tane adam vardır, o da Kemal Bayram’dır" imza: Can Yücel.
(Dursun Erkılıç).

Bİ'HİKAYE DAHA?

Sezeryan, bir çeşit ameliyat... Doğum sırasında uygulanan kesme yöntemi... Tarihi antik çağlara kadar gitmektedir. İşte sezeryan adının hikayesi...

Hani "Bir hışmınan geldi geçti peh peh peh peh! Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey heey" diye sözleri vardır dilimize dolanan ve hafızalarımıza kazınan Kiziroğlu Mustafa Bey destanının...

Sıradışı bir tarzı olan düşündüğünü ifada eden “Türk halkının yüzde 60’ı aptal” diyen ve bugünlerde az bile söylediği belirtilen Aziz Nesin’in soyadının hikayesine bakalım...